‘Veysel ‘den…’ Kategorisi İçin Arşiv

suleymaniye_camii

Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev’inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr’in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir’de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat’ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur’anın sevabı yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur’anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( Said Nursî Şualar: 505)

S.a arkadaşlar. Bu mübarek gecede uzun süredir yazmamış olmamında etkisiyle hem bir tebrik hemde bir sessizlik bozma amacıyla yine beraberiz. Öncelikle hepinizin Berat Kandili mübarek olsun. Adı gibi bizimde inşallah kurtuluşa ermemize vesile olur. İnşallah yaptığımız ibadetler kabul olur, Rabbim bir senelik hayatımızın çizildiği bu günde hayırlı bir hayat yaşayacak olanlardan eyler bizi inşallah. Sizlere vaaz verecek donanım bende elbette yok :) Allah günahlarımızı affetsin, bizleri şeytanın ve nefsimizin oyunlarından uzak tutsun inşallah {Amin} Konumuzu bir dua ile sonlandırmak isterim. Allah yaptığımız duaları kabul etsin. Hayırlı kandiller… Devamını Oku »

dogru-dusunmekTeknoloji dünyası… Gidişat öyle ki dünyamız teknoloji dünyası olacak. Belkide oldu. Hayat teknolojik, insanda teknolojik olacak belkide. Memnunum aslında böyle olmasından bir bakıma ama memnunda değilim ayrıca. Karmaşık… Dönüp bakıyorum, neler gidiyor hayatımızdan, neler geliyor hayatımıza ? Hangisi daha fazla, hangisi daha baskın ? Bişeyler katıyormu bu “Yeni Dünya” hayatımıza, yoksa hayatımızımı alıyor aslında ?

Gerçek dünyada teknolojinin yeri yadsınamaz elbette, hayatımızdan çıkarmamızda mümkün değil. Beni asıl korkutan kendi dünyamıza bunun yansıması nedir ? Çokmu fazla, bizi almış götürmüşmü belirsiz yerlere ? Yoksa biz kontrol edebiliyormuyuz kendimizi ?

Düşünüyorum, ben teknolojinin bilgisayar ve internet kısmıyla ilgilendiğim için bu yerden gireceğim konuya. Bazen öyle dalıp gidiyorum ki, geri dönmem çok zor oluyor. İnanın uzun süre çok dikkatlice uğraştıktan sonra bırakınca boşlukta gibi hissediyorum, beden sağlam ama kafam yorgun, bir bıkmışlık, bir bezginlik hali sarıyor beni. Bu durum bendemi böyle sadece yoksa herkes yaşıyormu bilmiyorum ama pekte hoş bir duygu değil. Sanırım konuyu dağıtacam bu gidişle, az kaldı giriyorum. Devamını Oku »

mumMerhaba arkadaşlar. Gecenin bu saatinde sizinle bir sevincimi paylaşmak istiyorum. Daha önce buradan sizinle apandist ameliyatımla ilgili birşeyler paylaşmıştım. Ameliyattan bu yana normal olarak yeşil sahalardan uzaktım. Sahalar beni, ben sahaları özlemiştim. İşte bu fani hasret bugün sona erdi. Dün saat 23:00 da yeşil sahalara adımımı attım. Hamdolsun bir sorun çıkmaksızın maçı tamamladım. Herhangi bir ağrı olmadı, bir sıkıntı çekmedim. Ancak 2 aydır ilk defa koştuğum için şu anda bu yazıyı bacaklarımda müthiş bir ağrıyla yazıyorum. Değerinizi bilin :)

Sevincim sahalara dönmek değil aslında, Allah’ın izniyle sağlıklı hayatıma geri dönebilmek elbette. Çok şükür, teşhis, tedavi ve iyileşme dönemi sorunsuz geçti. Artık maç oynayabildiğime göre iyileşmişim tamamen sanırım. Rabbim yardım etti ve iyileştim.

Şükretmemiz gereken o kadar çok şey var ki. Bunlar saymakla bitmeyeceği gibi, şükretmeklede kafi gelmez. İnsan onca nimet arasında olmasına rağmen akıl almaz bir şükürsüzlük içerisindeyken, kafası bir yere çarptığında şükür dilinden eksik etmiyor. Rabbim sabırlı çok şükür, şefkat tokatlarıyla kendine gelmesini istiyor. İnşallah bende hakkıyla şükredenlerden olurum. Kaybetmeden değer bilenlerden olurum inşallah. Devamını Oku »

uzay_mekikUzay mekiği nasıl gidiyor, nasıl dönüyor biliyor musunuz ? Ya da hiç araştırdınız mı ? Bende bugün okulda katıldığım bir konferansta konuşmacı bu konuya değindi. Dumlupınar Üniversitesi Matematik bölümünün düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mustafa Bayraktar , “Matematik ve Hayat” konulu eğlenceli bir konuşma yaptı. Matematiğin kullanım alanlarından bahsederken Uzay Mekiği ile ilgili bir ayrıntı çok ilgimi çekti. Hani ateşliyorlar, büyük bir güçle fırlatılıyor, oda gidip uzayda istenilen yere düşüyor diye düşündüğümüz uzay mekiği var ya, hiç öyle düşündüğünüz gibi değil. Yine üniversitenin başlarında bir hocamızın dediği gibi “Siz uzay mekiği öyle dimdik atılıyor, sonra öylece geri geliyor mu sanıyorsunuz ?”. Değilmiş öyle. Prof. Dr. Mustafa Bayraktar uzay mekiğindeki matematikten bahsederken bir ayrıntıya değindi.

“Hayatın her noktasında matematik var. Mesela uzay mekiğinin fırlatılmasında atılma hızı, atılma açısı, atmosfere girme(çıkma) hızı, atmosfere girme(çıkma) açısı çok önemlidir. Bir uzay mekiğinin atılması ve geri gelmesi olayında tam 35.000 formül kullanılmaktadır.”

Devamını Oku »

genel_izleyiciMerhaba arkadaşlar. Şu an başında oturduğum bilgisayarımda arta kalan zamanlarda televizyonda bişeyler izlemeye çalışıyorum. İzlemeye çalışıyorum diyorum çünkü gerçekten izleyecek bişey bulmak oldukça zor, hatta bazı saatlerde imkansız. Tv izlerken şu meşhur “Akıllı İşaretler” her zaman komiğime gider, hatta bazen sinirlendirir beni. Ben onlara “Gereksiz İşaretler” demeyi daha uygun buluyorum. Bomboş ve dümdüz bir yola koyulan “50 km” hız tabelası bile bu işaretlerden daha fazla iş görür zannımca. Neden gereksiz diyorum, biraz bundan bahsedeyim.

Öncelikle işaretler programlara uygun olarak çıkmıyor çoğunda. “Diziler aleminde” öyle diziler var ki, çocukların fiziksel, ruhsal ve beyinsel gelişimlerini direk olarak olumsuz şekilde etkilemekte. Ancak bu dizilerden önce çıkan işaret  “Genel İzleyici” işareti. Adam uçuyor kaçıyor, iyilikleri, kötülükleri yazan adamlar var, ceza ve ödülü veren bir adam var. Ee biz cezayı ve ödülü “O” verir diye biliyoruz. Hayırdır ?? Şimdi bu çocuğa nasıl anlatacaksın bunları, zor olacak..

Bunları yazarken utanmaktayım ancak yazmak durumundayım. Bunun yanı sıra eskiden bazı programlar geç saatte olurdu. Şimdi ise bizim “Akıllı İşaretler” herşeyi hallediyor. Her türlü şeyi içeren programın başına “+7, +13, +18″ işareti konulup tüm sıkıntılar gideriliyor. Bu sadece bir hayal, çocukların veya gençlerin izleyebileceği saatlerde konulan uygunsuz programın başına istersek “+90″ koy, ne işe yarar ?? Önemli olan sayının büyüklüğümü ? Devamını Oku »

Merhaba arkadaşlar. Bundan birkaç sene önce daha boşken, çeşitli hat çalışmalarına bakarak yaptığım birkaç örneği sizlerle paylaşmak istedim. Sadece keçeli ve parlak bir çeşit kalem kullandığım çalışmalarımı özenle saklamaktayım :) İnşallah daha fazla ve daha kaliteli çalışmalarda yapmak istiyorum. Belkide profesyonel destek alırım, belli mi olur :) Buyrun…

abidin_dinoBirçok kimsenin türlü çabalarla elde edemediği; birçoğunun karanlık içinde olmasına karşın kendisini içinde sandığı ve birçoğunun her daim içinde bulunduğu en güzel duygulardan biri…

Nice insanın tek dileğidir her türlü şartta o eşsiz duyguyu tatmak.Bazen kendi yalnızlığında aramak, bazen türlü dertlerin içinden çıkarmak, bazen başkalarıyla paylaşmak onu, bazende bulamamanın acısını gözyaşlarıyla somutlaştırmak…

Nedir bu hissi bu derece değerli kılan?? Nedir onca insanın uğruna herşeylerini verecek kadar önemli kılan??

Bir düşünün, tüm ailenizle birlikte Yaradan’ın nimetleriyle aynı sofrayı paylaşırken yüzlerde ve gözlerde mutluluk ışıltılarını gördüğünüzü. Bir düşünün,yaşlı annenizin dizinin dibinde pamuk elleriyle saçlarınızı okşarken çizilen tabloyu. Bir düşünün, bir ömür uğruna türlü fedakarlıklar yaptığınız çocuklarınızın sizi mutluluk gözyaşlarına boğduğunu. Bir düşünün, Yaradan’ın huzuruna eğildikten sonra gönül ferahlığıyla O’na el açtığınızı…Bir düşünün, tüm zerrelerinizle sırtınızı Rabbinize yasladığınızda hissettiklerinizi… Devamını Oku »

bagirmakÇok severiz ona buna sataşmayı,onunla bununla uğraşmayı,bizimle alakasız yerlerde yorum yapmayı bir başka deyişle her işe maydonoz olmayı… Ne zaman nerede bir tartışma görsek bilgili ya da bilgisiz olalım olaya “balıklama dalarız” nedense. Hele birde birisi yanlışlıkla bizim damarımıza basmasın, hemen veryansın eder,ağzımıza geleni söyleriz. Sonundada kavgadan çıkmışcasına sinirimiz tavan yapmış halde kırdıklarının farkında olmadan “haketti ama o” der ve gururumuzun elinden tutar gideriz. Halbuki gururumuzu karşımızdakine söylediğimiz lafların arasına sıkıştırıp çoktan fırlatıp atmışızdır bile. Bilgi edinilecek bir ortam oluşturulmaya çalışılmasına rağmen ortam artık bir ring olmuştur, bir köşede bizim pervasız dilimizi diğer köşede insaniyetimiz, dövüştürür dururuz dakikalarca, saatlerce, günlerce. Kazanan her zaman “pervasız dilimiz” olur ve her defasında insaniyetimize kalıcı darbeler vurur…

O adamın gözünün üstünde kaşı var, çıkar ağzından baklayı !!!

O adam bizim tarafımızda değil, savundukları önemli değil, çıkar ağzından baklayı !!!

O adam benim savunduğumu savunmuyor, çıkar ağzından baklayı !!! Devamını Oku »

Neler çekmedin bizim için… 9 ay karnında taşıdığındanmı bahsetsek ? Geceler boyu başımızda bekledğindenmi dem vursak ? Türlü musibetten bizleri korumak için çırpındığındanmı söz etsek ?

Saçına düşen aklaramı sorsak ? Yoksa yüzündeki çizgileremi versek sözü ? Ya da biz bırakalım onları, o güzel yüreğine soralım her şeyi… Anlat ey anamın eşsiz yüreği, kelimelerini dök gözlerinden katre katre, anlat bize nedir bu evlat sevgisi ?

Onun yüreğine evlat sevgisini ne kadarda dolu yerleştirmiş Yaradan… Zaten hiçbir sevgi ananın evladına gösterdiği sevginin üzerine çıkamaz diye boşa dememişler…Rabbim ne buyurmuş:

“Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik.” [Ahkâf 15]

Ana babaya iyilik demiş Yüce Yaradan…Cenneti ayaklarının altına koymuş, onlara iyi davranın size huzur vereyim demiş… Öf bile demeyin demiş Nebiler Serveri (s.a.v)…Biz ne yapmışız ? Aksine ne varsa onu… Rabbim sana sesleniyorum; affet bizleri… Anam !! Sana sesleniyorum; affet bu aciz evladını…

Ne acıdır o… Evladın anasının yüreğini burkması, beklide kalbini kırması… Ne büyük zelzeledir o yüce yürekte, bir nebze evlat acısı… Ne yazık o evlada ki almış anasının ahını… Karamsar olma Rabbin affedici, affeder elbet Rahim dir O. Uğraş didin al hayır duasını ananın. Belki bir güzel kelam gülümsetecek o yüzü, belki ufak bir iyilik ferahlatacak o yüreği… Anam !! Affet anam, affet eğer güldüremediysem yüzünü…

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuş:

“Veysel Karânî’nin kavuştuğu bütün ihsân ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir.” [Hz. Muhammed (s.a.v)]

Benim adımda Veysel konulmuş. Belki bir nebzede olsa Veysel Karani den dem alır denmiş. Belki anasına vefakar olurda cennet kapılarına yaklaşır denmiş. Belki anası ondan razı olur denmiş. Anam !! Cennet kokulu anam, sen benden razı ol başka bir şey istemem, sen bu vefa yoksunu yüreği affeyle ben başka bir şey istemem…

Senin ettiğin duadır benim kalkanım, Rabbim senin o yüreğinden kopan duayı kabul etmezmi ? Hakkına hürmet gösterilmesini buyurduğu insanın dudaklarıdan döküleni geri çevirir mi ? Çevirmez elbet… Anam !! Nur yüzlü anam, dualarını eksik etme şu biçare evladından…

(Ana-babasının rızâsını alan mü’mine Cennetten iki kapı açılır. Onları üzene ise Cehennemden iki kapı açılır.) [Beyhekî]

Canım anam, yazacağım o kadar çok şey var ki… Buralara sığmaz, artık sözlerimi noktalıyorum… İnşallah Rabbim bizlere sizin rızanızı almayı nasip etsin… Bizden tek isteğin elbette İslam yolunda, Peygamberin izinde ve Allah emirleri dairesinde hayat sürdürmek… İnşallah bizlerde senin istediğin gibi bir evlat oluruz, şu ana kadar olmadıysakta şimdi oluruz… Sen bizleri affet, Rabbimde şefaat etsin…

Sana layık evlat olamadık anam…

Derdine deva olamadık anam…

Yüzünde gülümseme olamadık anam…

Yüreğinde huzur olmadık anam…

Peşinde pervane olamadık anam…

Gözlerinin nuru olamadık anam…

Sen bize her daim ana oldun ama

Biz sana evlat olamadık anam…

Hakkını helal et anacığım…

Veysel KALENDER – 10.05.2008