‘Okumak Gerekli’ Kategorisi İçin Arşiv
Selamun aleyküm arkadaşlar,
“Her şey seninle başlar” kitap yorumuna kitaptaki “ `gizli öğrenme´ yoluyla edinilmiş çaresizlik” devam edeceğiz inşallah. Bu yazımda kitaptan direk alıntılar yerine yazarın yazılarıyla kendi yorumlarımı birleştirip bir yazı yazmayı düşünüyorum.
Bir önceki yazımda doğuda çaresizliğin öğretildiğinden, batıda ise öğrenildiğinde bahsetmiştik. Yani batı da ki insanlar bir şeyleri deneme yanılma yöntemi ile öğreniyor ve çaresizliği veya o şeyi yapıp yapamayacağını kendi kendine öğreniyorlar. Doğuda ise çaresizlik daha bir işi yapabilme kabiliyeti veya bir işi yapmayı henüz düşünmeden yapamayacağı, asla başaramayacağı, “böyle gelmiş böyle gider” kanunuyla çaresizliği öreniyor/öğretiyorlar.
Bu yazıma ise çaresizliğin, daha çok gizli olarak öğretildiğinden ya da öğrenildiğinde bahsedeceğim.
Gizli öğrenme nasıl olur? Görerek ve duyarak. Çocuklar çok iyi bir seyircidirler. Olayları dışarıdan seyreder ve kendi iç alemlerin de kendilerine göre yorumlayarak o işi kendilerinin yapıp yapamayacağına karar verirler. Devamını Oku »
Selamun aleyküm arkadaşlar,
Son hızla kitap tahliline devam ediyorum
bir önceki “Böyle Gelmiş, Böyle Gider! “ başlıklı yazıdaki örneğe, yazarın toplumumuzda ki çaresizliklere genelleme yaparak, yapmış olduğu yorumu olarak düşündüğüm alıntıyla yazıma başlamak istiyorum.
Kanaatimce Doğu kültüründeki çaresizlik anlayışını en iyi ´öğretilmiş çaresizlik´kavramı anlatır. Prof. Dr. Martin Seligman Türk olsaydı, bulduğu kavrama ´öğretilmiş çaresizlik´ derdi!
Öğrenilmiş çaresizlik teorisinde bireyler deneme yanılma sonunda çaresizliği öğrenir. Öğretilmiş çaresizlik ise, kişi herhangi bir ‘deneme yanılma’ yaşamasa da, toplum tarafından bireye çaresizlik kültürü ‘yüklenir’. Mesela arabesk müzik güçlü bir öğreniliş çaresizlik aşılamasıdır.
Öğretilmiş çaresizlik kültüründe, bireyler neleri yapmamaları gerektiği o kadar güçlü bir şekilde öğretilir ki, o kişi o alanda bir denemede bulunmayı aklından bile geçirmez. Kişi deneyip yanılmadan ´doğuştan´ kaybetmeyi kabul eder! Batılılar deneyip, yanılıp çaresizliği öğrenir, bizim toplumumuz çaresizliği doğar doğmaz bize öğretir ki, deneyip yanılmayalım! Bu kadar ‘iyi kalpli’ olduğumuz halde bu kadar çaresizlik içerisinde yaşamamızın temel sebebi budur! Devamını Oku »
Selamun aleyküm arkadaşlar
“Her şey seninle başlar” isimli kitap tahlilimin dördüncü bölümüne başlıyoruz.
Kitabın 3. Bölümün de “Ahh bir elimden tutan olsa?” başlığında verilmiş çok güzel bir örnekle tahlilime devam etmek istiyorum. İnsanların hayat tarzı olmuş hemen hemen her aile de, her tolumda yaşanan bir örnek:
Beş Maymunun Öyküsü
Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya bi merdiven kurarlar. Kafesin tepesine de iple muzlar asarlar. Herhangi bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar. Sadece merdivenleri çıkmaya çalışan maymunlar değil, diğerleri de bu soğuk sudan nasibini alır.
Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara doğru hareketlenen maymun diğerleri tarafında engellenmeye başlanır.
Sonra maymunlardan biri dışarı alınıp ,yerine yeni bir maymun(adı `A´olsun) konulur. A´nın ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler! Devamını Oku »
Selamun aleyküm arkadaşlar…
“Her şey seninle başlar” kitap tahlilimizin üçüncü bölümü “Çaresizlik Nasıl Öğrenilir?” başlığı altında işleyeceğiz inşallah..
Yazımıza kitaptan bir alıntı ile başlamak istiyorum;
Ünlü profesör Martin Seligman ve arkadaşları 1960’lı yılların ortalarında, herhangi bir deneye tabi tutulmamış 24 tane köpek aldı ve onları üç gruba ayırdı.
Birinci gruptaki köpeklere `kaçış grubu´(escape group) adını verdi ve bir kabinin içine yerleştirip ayaklarına zararsız ama yüksek voltajlı elektrik şoku uyguladı.
Bu gruptaki köpekler kabindeki bir düğmeye dokunarak elektrik şokunu kesme imkanına sahiptiler. Eğer 30 saniye içerinde basılmazsa elektrik şoku kendiliğinden kesiliyordu. Bu köpekler düğmeye hızla öğrendiler ve gittikçe daha kısa süre de düğmeye basmayı başardılar.
Bu gruptaki köpeklere şokun geleceğini önceden herhangi bir ayırt edici bie uyarı verilmeksizin 64 şok verilmiş ve köpekler birkaç tekrardan sonra şoku durdurmayı öğrenmişlerdir.İkinci gruba ´çaresizler grubu´(yoked group)[1] adı verildi ve bunlar ´kaçış grubu´ile aynı şartlarda elektrik şokuna maruz bırakılıyorlardı. Ancak bu köpekler düğmeye bastıklarında elektrik şoku kesilmiyordu. Bu köpeklere uygulanan şok süresi kaçış grubundaki bir köpeğe uygulanan kadardır. Kaçış ve çaresizler grubu aynı sürelerde şoka maruz kaldıkları halde çaresizler grubu düğmeye bassa bile şok kesilmediği için bu gruptaki köpekler 30 kadar denemeden sonra düğmeye basmaktan vazgeçtiler.
Üçüncü gruptaki köpekler ise ´kontrol grubu´ydu ve herhangi bir şoka maruz kalmıyorlardı. Diğer köpeklerdeki değişim, bu ´hiçbir deneye maruz kalmamış´köpeklere bakılarak anlaşılacaktı.
Araştırmacılar 24 saat sonra tüm köpekleri kısa bir çitle iki bölmeye ayrılmış kapalı bir alana götürdüler. Deneyin ikinci aşamasına geçildi. Bu aşamadan köpeklere 10 kez şok veriliyor ve köpeklerin bu 10 denemenin birinde çitin üstünden karşı tarafa atlayarak şoktan kurtulacakları umuluyordu.Bu etapta köpeklere elektrik şokundan bir dakika önce ´ayırt edici uyarıcı´ olarak ışık veriliyordu. Elektrik şoku olan bölümden güvenli bölüme geçebilen köpekler şoktan kurtulabiliyordu.
Kaçış grubu ve kontrol grubu kurtulmada hemen hemen aynı başarıyı gösterirken ´çaresizler grubu´diğer gruplardan önemli ölçüde farlılılk gösterdi. Bu gruptaki 8 köpeğin 6’sı 10 denemeden sonra bile çitin çitin üzerinden atlayıp şoktan kurtulamadı.
Bir hafta sonra ise bu 8 köpeğin 5’i hâlâ 10 denemenin herhangi birinde karşıya atlamayı beceremiyordu. Bu gruptaki köpeklerin %75’i neredeyse karşıya hiç atlamıyor, %62’si ise yedi gün geçmesine rağmen halen başarısızlıklarını sürdürüyorlardı.
Deneyin sonuçları ikinci gruptaki köpeklerin ´çaresiz olmayı öğrendiklerine işaret ediyordu.[2]
Her şey seninle başlar kitap tahliline kısa olan uzun bir aradan sonra devam edelim inşallah..
Konuyla ilgili bir önceki yazıma ulaşmak için buraya tıklayınız.
Öğrenilmiş Çaresizlik
öğrenilmiş çaresizlik hakında hayvanlar üzerinde bir çok deney yapılmış öncelikle kitaptaki bu örneklere yer vermek istiyorum. Devamını Oku »
Kişisel gelişim kitaplarından pek haz almam ama bir ağabeyimin bana hediye ettiği kitabı ondan gelen bir hediye olduğu için okumaya başladım. En son Erdal Demirkıran’ın “Aptallar Sekiz Saat” uyur kitabına göz atmıştım tamamen okuduğumu söyleyemem sıkıldığım yerleri atlayarak okudum genelini.
Çünkü kişisel gelişim, evrensel kurallar, insanın beden ve ruh sağlığı gibi araştırma konularının elinden sonunda dayandığı tek yer sünnet-i seniyyeler. Tasavvuf varken, sünnetler, hadisler varken adlarını değiştirip daha basite indirgeyip benimsemek neden?
Hediyem olan Mümin Sekman’ın “Her şey seninle başlar” isimli kitabı. Örnekleri hoş ve güzel insanları düşünmeye sevk ediyor. Ben okuduğum veya baktığım şeyleri kendime yorumlarım huy mu dersiniz, fıtrat mı orası size kalmış. Bu kitabı okumaya başladığımda da olayları kendi yaşantım düzleminde canlandırdım. O bana her ne kadar iş hayatım ve iş hayatımda ki zorluklar yenmemden insanlara olan davranışlarımın tavırlarımın ve bana karşı alınan tavır ve davranışlardan bahsedip bilimsel örnekler verse de ben o iş ve dünyalık meşgale kısımlarında ki başarıyı aramadığım için kendi iç alemime, yaşantıma akıldığım noktalara göre uyarlamaya çalıştım. Kitabı anlatırken de bu yönde yorumlarımı katarak anlatmaya çalışacağım inşallah…
Kitabı özet mahiyetinde değil içinde hoşuma giden altını çizdiğim yerlerinden alıntılar yaparak okurken sıkıntı vermemesi için ana başlıklar altında yorumlamaya çalışacağım… Devamını Oku »
