<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gerekli Şeyler... &#187; olay</title>
	<atom:link href="http://www.gerekli.org/etiket/olay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gerekli.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jun 2010 09:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Garantili Bir Şekilde Bunalıma Girip Başarısız Olmanın Yolları&#8230;</title>
		<link>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 09:30:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okumak Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[başarısız olmak]]></category>
		<category><![CDATA[bunalıma girmek]]></category>
		<category><![CDATA[çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[deresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Her şey seninle başlar]]></category>
		<category><![CDATA[iç konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki ses]]></category>
		<category><![CDATA[içten konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[kendi kendimize konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[olayları yorumlama]]></category>
		<category><![CDATA[olayları yorumlama biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar.. Çaresizlikle nasıl başa çıkacağımızı incelemeye devam ediyoruz. Bir düğümün nasıl atıldığı çözerken daha iyi anlaşılır, bir önceki yazımızın devamı nitelinden olan bu yazıda yazar çaresizliğin yolarını bize tarif ederek bu yollara girmememizi söylüyor.. “Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları” başlıklı yazıdan alıntı yaparak bu yazıma başlayacağım inşallah.. Bir önceki yazıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-87" title="her-sey-seninle-baslar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/04/her-sey-seninle-baslar-150x150.jpg" alt="her-sey-seninle-baslar" width="150" height="150" />Selamun aleyküm arkadaşlar..</p>
<p>Çaresizlikle nasıl başa çıkacağımızı incelemeye devam ediyoruz. Bir düğümün nasıl atıldığı çözerken daha iyi anlaşılır, bir önceki yazımızın devamı nitelinden olan bu yazıda yazar çaresizliğin yolarını bize tarif ederek bu yollara girmememizi söylüyor..</p>
<p>“Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları” başlıklı yazıdan alıntı yaparak bu yazıma başlayacağım inşallah..<span id="more-569"></span></p>
<blockquote><p>Bir <a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/">önceki yazıda</a> kriterleri toplu olarak ele alalım ve ‘garantili bir şekilde başarısız olmak’ için başımıza gelenleri nasıl yorumlamamız gerektiğini belirleyelim. Aşağıda önereceğim yolu kullananlar ‘bonus’ olarak, başkalarını bunalıma sokma imkanı da kazanacaktır! Yorum biçimi bir seçimdir. İster depresyonu seçersiniz, ister motivasyonu.</p>
<p>Garantili bunalım için, istediğiniz sonucu alamadığınız her denemenizde “Ben hiçbir şeyi beceremem zaten,” diye kendinize açıklayabilirsiniz! Böylece başarısızlığı geçici değil kalıcı, dışsal değil içsel, değişebilir değil değişemez nedenlere bağlayarak kendinizi başarıya bloke edebilirsiniz.</p></blockquote>
<p>Garantili bir şekilde bunalıma girmek için başınıza gelen olayları olumsuz ve moralinizi bozucu bir şekilde yorumlamanız yeterli..<br />
“Ben beceriksizin tekiyim.”, “Zaten yapamayacağım en başından belliydi.” Gibi gibi kendinizi hem kendi gözünüzde hem de çevrenizdeki insanların gözünde küçük duruma düşürerek garantili bir şekilde bunalıma girebilir olmayan çaresizliği kendinize öğretebilirsiniz&#8230;</p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlik belli bir tarzda düşünmenin sonucudur, bu yüzden ancak düşünme biçimi değiştirilerek ortadan kaldırılabilir. Öğrenilmiş çaresizliği üren düşünme biçimini(paradigma) görmek, ondan kurtulmanın ilk adımıdır.</p></blockquote>
<p>Geçmişte yaşadığımız olaylardan ötürü kapıldığımız çaresizliklerden kurtulmak için tüm gücümüzü toplayarak o olayları yeniden yorumlayarak çaresizlikler kuyusundan kurtulabiliriz. Şimdi öğrendiğimiz teknikleri “ben yapamam”, “ne yapsam da olmuyor”, “dışıma gülüyorum ama içimdeki sesi susturamıyorum” baskılarına kulak tıkayıp. Çaresizliği berteraf edebiliriz&#8230;</p>
<p>Psikolojik bunalımda olan kimseler genel olarak üçe ayırabiliriz.</p>
<p> <br />
<strong>1.</strong> Depresyonda olduğunu kabul edip, kabuğuna çekilenler ve o kabukla yaşamaya and içmişçesine çıkma çabasında da bulunmayanlar.</p>
<p> <br />
<strong>2.</strong> Depresyonda olup da bunalımda olduğunu kabul etmeyip günden güne eriyenler. İçlerinden kendilerini kemirip bitiren ama dışarı yansıtmamaya çalışanlar.</p>
<p> <br />
<strong>3.</strong> Depresyonda olmadığı halde etrafındakilerin ilgisini çekmek için depresyondaymış gibi görünenler.</p>
<p> <br />
Kişinin kalbi yüzüne yansıdığı gibi, içinden konuşmaları da haline yansır. Belki farkında değildir ama etrafına çok itici hallerde bulunabilir. Bu yüzden kendimizi içimizdeki sese çok fazla kaptırmamalıyız.</p>
<p> <br />
Peki içimizde olumsuz konuşmaları yönetmek için neler yapmalıyız&#8230;</p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlik en çok kendi kendimizle konuştuğumuz iç iletişime(iç konuşma) bağlıdır. Her insan kendi kendisiyle konuşur. Bu yolla başına gelenler yorumlar. Mesela, “Kendi kendime dedim ki,” derken bir iç konuşmamızdan alıntı yaparız. Şu anda içinizden, “Ben deli miyim ki, kendi kendime konuşayım,” diyorsanız, üzgünüm ama yakalandınız, işte bu bir iç konuşma! Şimdide içinizden” Güzel espriydi,” dediyseniz buda bir iç konuşma! “Bakalım bunu nereye kadar uzatabilecek?” diye diye düşündüyseniz buda bi iç konuşma! Şu anda iç konuşma yoluyla düşünüyor, size yaptığım ‘akıl okuma’ şakasını yorumluyorum.</p>
<p>Sokrat, “Düşünmek, ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır,” der.  İç konuşmalarımızla kendimizi motive edip güçlenebileceğimiz gibi, zihnimizde çaresizliğin örümcek ağlarını da örebiliriz. Araştırmalara göre aklımızdan günde ortalama 60.000 ile 80.000 arasında düşünceler geçmektedir. Başka bir araştırmada iç konuşmalarımızın %75’inin kötümser, üzüntü verici, güçsüzleştirici olduğu bulunmuştur. Bunun anlamı, içimizden konuşuruz ama bir derdimiz olduğunda!<br />
Aynı olayları yaşayan kişilerden öğrenilmiş çaresizliğe yatkın olanların hemen olumsuz sonuçlara teslim olduğu, diğer bir grubun ise aynı şartlarda ve aynı sayıda başarısızlığa rağmen direnmeye, denemeye devam ettikleri gözlenmiştir. Farklı oluşturan iç konuşmalardır. Peki iç konuşmalar arasındaki farkı oluşturan faktör nedir? Kişilik, geçmiş deneyimler, anlık psikoloji, beklentiler, vs.</p></blockquote>
<blockquote><p>İç konuşmayı yönetmek için birkaç teknik anlatmak istiyorum.</p>
<ul>
<li>1. Bir düşünceyi içinizden beşten fazla tekrarladığınızda beyin onu gerçek olarak algılar. Kendinize kırk kez, “Deliyim,” derseniz, gerçekten delirebilirsiniz! Olumsuz iç konuşmaları kafanızın içinde çok tekrarlamayın. Kendinizle konuşmanıza engel olamıyorsanız gidip başkalarıyla, konuyla ilgisiz şeyler konuşabilirsiniz! Dış konuşma yaptığınızda olumsuz iç konuşma yapamazsınız.</li>
<li>2. Bir düşünceyi içinizde çok duygusal bir ses tonuyla söylerseniz, beyin daha az tekrarda daha kolay inanır. “Ben aptalım” ya da “Kesin olmayacak” gibi negatif ve sınırlayıcı düşüncelerinizi ‘buğulu’ bir ses tonuyla içinizden çok sık tekrarlamayın! Bu tür cümlelerinizle gücünüzü bağladığınızın farkında olun. Aptalsanız bırakın bunu başkaları söylesin. Bir karar verin, kimden yanasınız.<br />
İnsanlar içlerinden konuşarak kendilerini kötülediklerinde buna çabucak alışır ve onaylarlar. Ama dışarıdan birisi dediğinde kendilerini müdafaya geçerler&#8230;.</li>
<li>3. İç konuşma yaparken bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma yanlışına çok düşülür. Arkadaşımız randevumuza biraz geç gelince, onu beklerken hemen bunu niye yaptığına dair iç konuşmaya başlarız. Cep telefonu kapalıdır, niye geciktiği hakkında bilgimiz yoktur ama niye gelmediğine dair fikir üretmende çok cesur davranırız. Bizi önemsememesine bağlarız oysa kaza geçirmiştir ya da tersine kaza geçirdi sanırız; önemsemediği için gelmemiştir. Zihnimizde kendi kendimize varsayımlar kurar, kendi kendimize inanırız. Kendi akıl oyunlarımıza kanarız. Başımıza geleni içimizde olana göre yorumlarız. Bilgi sahibi değilseniz, fikir üretmeye çalışıp aklınızı boşuna yormayın. Uğur Mumcu’nun deyişiyle, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.”</li>
</ul>
</blockquote>
<p> </p>
<p>İçimizdeki çaresizlik çemberi nasıl çalışır?</p>
<p>Öğrenilmiş çaresizliğin ‘içimizdeki mekanizması’ nasıl çalışır?</p>
<blockquote><p>Önce başımıza bir olay gelir. Bu olayın içinde aşamadığımız bazı olaylarla karşılaşırız. Böyle bir durumda hemen içimizden konuşarak olayı yorumlamaya başlarız. Kendimize, “Ne yaparsam yapayım bunların üstesinden gelemeyeceğim,” gibi şeyler söyleriz. Bu iç konuşma bize çaresizlik, üzüntü, bitkinlik gibi duygusal durumlar oluşturur. Bu duygusal durumdan doğan davranış ise eylemsizliktir.</p>
<p>Olaylara verdiğiniz anlam her şeydir. Başımıza gelen olayı biz seçemeyiz ama olayları yorumlama şeklini biz seçebiliriz. Kaderimizi kontrol altında tutabilme noktamız burasıdır. Evrenin bizim üzerimizdeki etkisini buradan seçebiliriz. Özgür irademiz ve seçimlerimiz bu noktada kendini gösterir. Algılarımızın pasaport kontrol noktası burasıdır.</p></blockquote>
<p>En basit ve genel örnek olarak, dünyaya gönderilmeyi, insan olmayı ve Müslüman olmayı seçmediğimiz gibi başımıza gelen olayları da seçebilme yetkimiz yok ama başımıza gelen olayları yönetebilme irademiz var. Allahın vermiş olduğu cüz’İ irade ile&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Vesselam</p>
<p> </p>
<p> </p>
<blockquote><p>Konuya İlgili Diğer Başlıklar;</p>
<ul>
<li><a href="http://www.gerekli.org/kisisel-gelisim-ne-zamandan-beri-vardi/">Kişisel Gelişim Ne Zamandan Beri Var? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-sendromu/">Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/caresizlik-nasil-ogrenilir/">Çaresizlik Nasıl Öğrenilir? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/">Böyle Gelmiş, Böyle Gider!</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlige-karsi-ogretilmis-caresizlik/">´Öğrenilmiş´ Çaresizliğe Karşı, ´Öğretilmiş´Çaresizlik…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/gizli-ogrenme-yoluyla-edinilmis-caresizlik/">`Gizli Öğrenme´Yoluyla Edinilmiş Çaresizlik</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-ve-kamyon-arkasi-yazilari/">`Öğrenilmiş Çaresizlik´ve Kamyon Arkası Yazıları…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/hayatimiz-ogrenilmis-caresizlikler-antolojisi/">Hayatımız Öğrenilmiş Çaresizlikler Antolojisi…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-psikolojisi-icerisinde-uzun-sure-yasayan-insanlarin-ortak-davranislari/">Öğrenilmiş Çaresizlik Psikolojisi İçerisinde Uzun Süre Yaşayan İnsanların Ortak Davranışları </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-korunma-bicimleri/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Korunma Biçimleri </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-kurtulmak-basa-cikmak-icin-neler-yapmali/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak: Başa Çıkmak İçin Neler Yapmalı?</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/">Öğrenilmiş Çaresizlik, Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar… </a> </li>
</ul>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenilmiş Çaresizlik, Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar&#8230;</title>
		<link>http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 14:39:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Görmek Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[Okumak Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[bakış açısı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar]]></category>
		<category><![CDATA[görmek]]></category>
		<category><![CDATA[Her şey seninle başlar]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş başarı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenilmiş Çaresizlik Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[olayları yorumlama]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=526</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar,                  Mümin Sekman’ın “Her şey seninle başlar&#8221; kitap tahlilinde geçen yazımdan itibaren yeni bir konuya geçmiştik, çaresizlikle başa çıkmanın yolları, bu yazımda da başarısızlığa sebep olan olayları yorumlama biçimlerini inceleyeceğiz inşallah&#8230;                Öğrenilmiş çaresizlik başımıza gelen olayları yorumlama biçimimizden doğar. Aynı durumun iki farklı yorumu, insanı öğrenilmiş çaresizliğe veya öğrenilmiş başarıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-87" title="her-sey-seninle-baslar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/04/her-sey-seninle-baslar-150x150.jpg" alt="her-sey-seninle-baslar" width="150" height="150" />Selamun aleyküm arkadaşlar,</p>
<p> <br />
               Mümin Sekman’ın “<a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=98287&amp;sa=39468049">Her şey seninle başlar</a>&#8221; kitap tahlilinde geçen yazımdan itibaren yeni bir konuya geçmiştik, çaresizlikle başa çıkmanın yolları, bu yazımda da başarısızlığa sebep olan olayları yorumlama biçimlerini inceleyeceğiz inşallah&#8230;</p>
<p>               Öğrenilmiş çaresizlik başımıza gelen olayları yorumlama biçimimizden doğar. Aynı durumun iki farklı yorumu, insanı öğrenilmiş çaresizliğe veya öğrenilmiş başarıya götürebilir. <span id="more-526"></span>İnsanların başlarına gelen aynı olayı farklı şekilde yorumladıklarını gösteren çok sayıda örnek vardır.</p>
<blockquote><p>Afrika’ya iki ayakkabı pazarlamacısı gönderilir. Hiç kimsenin ayakkabı giymediğini görürler.<br />
          Kötümser: “Burada hiç kimse ayakkabı giymiyor, ayakkabı satılamaz.”<br />
          İyimser: “Burada hiç kimseni ayakkabısı yok, herkese ayakkabı satabiliriz!”</p>
<p>               Öğrenilmiş çaresizliğe düşmeyenlerin bakış açısına güçlü bir örnek Edison perspektifidir. Ünlü mucit, ampulün içindeki teli bulmak için yüzlerce kez başarısız olduğunda, başarısızlığını ‘başarıya götürmeyen yolları elemek’ olarak görüp, “Her denememde başarısız olmaya götüren yolları buluyorum,” diyebilmiştir. Edison felsefesine göre, başarısızlığa götüren bütün yollar bitince geriye başarıya götüren yol kalır!</p>
<p> <br />
               Öğrenilmiş çaresizliği bir bilgisayar programına benzetebiliriz. Beyninize yüklendiğinde ondan sonra, yüklenen tüm yeni programları ve yapılan tüm işleri yavaşlatan bir iç program. Bu programın en kritik fonksiyonu başımıza gelen olaylara verdiğimiz tepkileri etkilemesidir.</p></blockquote>
<p>               Bulunduğu kaba göre şekil alan su misali, insanların hayal dünyaları da kendilerinin verdikleri şekilleri alıyor, olaylara nasıl bakmak, nasıl görmek istiyorlar öyle görüyorlar ve bunu neticesinde ya çaresizliği öğrenip hayallerine verdikleri şekle bürünüyorlar, yada başarıya ulaşıp yine hayallerinde verdikleri şekle bürünüyorlar.</p>
<p> <br />
               Peki başarısızlığı nasıl yorumlarsak, hayalimize, yapacaklarımıza nasıl şekil verir, hangi bakış açısından bakarsak başarıyı yakalarız? Başarısızlığı nasıl yorumlarsak öğrenilmiş çaresizlik yaşamaktan kendimizi koruyabiliriz? Bunları inceleyelim şimdide&#8230;</p>
<p> </p>
<p>               Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır demiş atalarımız.<br />
               Başarısız olmamız değil de, başarısızlığı yüklediğimiz anlam önemlidir. Başarısızlığımıza yüklediğimiz anlam bir sonraki başarısızlığımızda neler yapacağımızı gösterir.</p>
<p> <br />
               Yazarın başarısızlığı yorumlama biçimleri üzerine yaptığı araştırmalara ve yorumlarına göz atalım..</p>
<blockquote><p>               Hayatta bir insanın başına gelebilecek çeşitli başarısızlık örnekleri düşünün. Latin danslarına gittiniz ama gösterilen hiçbir hareketi yapamadınız! Halı saha maçında çok güzel bir gol pozisyonu kaçırdınız! Çok çalışmanıza rağmen matematikten sınıfta kaldınız! İş mülakatında kendinizle ilgili bir soruya çok aptalca bir cevap verdiniz! Sizi istemeye gelenlerin üzerine kahve döktünüz! Milletvekili yeminini ederken 18 kere okuduklarınızı karıştırdınız!</p>
<p>               Büyük bir çuvallamadan sonra yaptığımız ilk iş ona bir açıklama getirmektir. Bu açıklamaları önce kendinize yapar, sonra kabul edilebilir olanlarını başkalarına da söyleriz! Ne gibi açıklamalardır bunlar?</p>
<p> <br />
1. Ben aptalın tekiyim.<br />
2. O gün çok şansızdım.<br />
3. Başkaları bana tuzak kurduğu için olmadı.<br />
4. Başka işlerde iyiyim ama bu işten anlamıyorum.<br />
5. Özenmedim, olmadı.<br />
6. Bir anlık dikkatsizliğime geldi.<br />
7. Eğitimini almadan yaptım olmadı.</p>
<p> <br />
               Bu açıklamaların oluşturulma biçimi, öğrenilmiş çaresizlik kavramını bulan Martin Seligman ve arkadaşları tarafından çeşitli kriterlerle analiz edilmiştir. Bu kriterleri temek alarak, yaşadığımız bir başarısızlığı 4 soruyla yorumlayabiliriz.</p>
<p> <br />
1. Süreklilik: Geçici mi, kalıcı mı?<br />
2. Kişisellik: Bireysel mi, evrensel mi?<br />
3. Kapsam: Lokal mi, global mi?<br />
4. Kaynak: İçsel mi, dışsal mı?</p></blockquote>
<p>               Bu dört soruyu yazar şu şekilde yorumlamış;</p>
<p> </p>
<blockquote><p><strong>Süreklilik: Geçici mi, Kalıcı mı?</strong><br />
               Başımıza gelen başarısızlığı yorumlarken birinci önemli nokta, bu durumun geçici mi, yoksa kalıcı mı olduğunu düşündüğümüzdür.  Kendimize sorarız: “Her zaman mı yapamam, yoksa defalık mı yapamadım?”<br />
               Araştırma bulgularıma göre, kişi başarısızlığını ya da engellenmişliğini geçici olarak görüyorsa, kalıcı olarak görenlere göre daha az olumsuz etkilenmektedir. “ bu defa yapamadım ama geçmişte yapmıştım, gelecekte daha iyisini yapabilirim,” demek doğrudur. Bir atış basket olmadıysa, “Bu atışta anlık psikolojim nedeniyle başarısız oldum, bir sonraki denememde yaparım,” diye düşünmek kişiyi öğrenilmiş çaresizlikten korur. “Ben hep kötü basket atarım zaten ise öğrenilmiş çaresizliğe kesilmiş biletir. Depresyona yatkın kişiler, başarısızlığın sürekli olduğunu düşünürler.</p>
<p> </p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Kişisellik: Bireysel mi, Evrensel mi?</strong></p>
<p>               İkinci önemli nokta, başarısız olduğumuz işi sadece kendimizin mi yoksa herkesin mi yapamadığıdır. Bir işte başarısız olunca hemen kendimize sorarız: “Bunu sadece ben mi başaramıyorum, yoksa herkes mi yapamıyor?”<br />
               Araştırma sonuçlarına göre, kişi eğer başarısız olduğu şeyi sadece kendisinin başaramadığını düşünüyorsa özgüvenini kaybedip derin bunalıma girebiliyorken, başkalarının da yapamadığını gördüğünde kendisine olan saygısını koruyabilmektedir. Herkesi kaldığı bir matematik sınavında kalan üzülse kendini aşağılanmış hissetmez.<br />
               Öğrenilmiş çaresizlik araştırmacılarına göre, çocuğu kanser olan bir baba onu iyileştirmek için her yolu dener ama sonunda çocuğu iyileşmez ve ölür. Bu baba üzülür ama özsaygısını kaybetmez, çünkü kansere kimse çare bulamamıştır. Bu tür çaresizliklere evrensel çaresizlik denmektedir. Hiç kimsenin yapamadığı bir şeyi başaramamış olmak evrensel çaresizlik halidir ve insanın özgüvenine olumsuz etkisi daha düşüktür. Başka insanların yapamadığını yapamamış olmak kişisel çaresizlik ve insanın kendisine olan saygısını ve özgüvenini kaybetmesine, depresyona girmesine neden olur. ‘Evde kalmak’ neden kötüdür? Başkaları evlenemediği için!</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Kapsam: Lokal mi, Global mi?</strong></p>
<p>               Başarısızlığı yorumlamada üçüncü önemli nokta, sadece bir noktada mı yoksa her alanda mı başarısız olduğumuzu düşündüğümüzdür. Bir işte başarısız olunca kendimize sorarız: “Sadece bu işte/durumda mı başarısızım, yoksa her işte mi başarısızım?”<br />
               Başarısız olunan durumun ne kadar ‘genellendiği’ çok önemlidir. İnsanlar başarısızlıklarını çok büyütüp gözlerini başarıdan korkutabilirler. Attığınız top basket olmadıysa, bu başarısızlığınızı nasıl yorumlayabilirsiniz? Küçükten büyüğe doğru abartılı yorumlama şekiller;<br />
                “Bu atışım kötüydü”, “Bugün iyi oynayamıyorum”, “Basketbolda iyi değilim”, “Hayatta hiçbir şeyde iyi değilim”, “Ben aslında aptalın biriyim”, “Ben bu dünyada fazlalık biriyim”. Bir durumda başarısız oldunuz diye onu genelleyip başarısızlığı, kaybeden olmayı bir kimlik olarak benimserseniz bu kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebilir.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Kaynak: İçsel mi, Dışsal mı?</strong></p>
<p>               Başımıza gelen bir başarısızlığı yorumlamada dördüncü önemli kriter, başarısızlığın kaynağını içimizde mi yoksa dışımızda mı aradığımızdır. Başarısızlık halinde hemen düşünmeye başlarız: “İçten kaynaklanan(elimde olan) nedenlerden dolayı mı yoksa dıştan kaynaklanan (erlimde olmayan) nedenlerden dolayı mı başarısız oldum?”<br />
               Şans, sonucu etkileyen ama kontrolü bizde olmaya bir dış faktördür. Çalışma ise sonucu etkileyene be kontrolü bizde olan bir iç nedendir. Dış faktörler kendi ellerimizde değildir ama iç faktörler kendi ellerimizdedir. Başarısız olduğumuz bir durumu yoksa kendimize ya da başkalarına açıklarken iç nedenlere mi yoksa dış nedenlere mi bağlandığımız çok önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Mesela attığınız top basket olmasıysa önünüzde iki şık var:<br />
1. “Top girmedi,” diyerek (şanssızlık) diyerek dış faktörleri suçlayabilirsiniz.<br />
2. “Ben atamadım” diyerek (yeteneksizlik) kendinize bağlayabilirsiniz.<br />
               Bazı insanlar her başarısızlıkta dış faktörleri suçlar. En büyük rakiplerine yenilince, ‘saha çamurluydu’, ‘hakem kötüydü’, ‘rüzgar karşıdan esiyordu’ edebiyatı yapan takımlar bu gruba örnektir. Böyle düşünenler kendi yeteneksizliklerini göremediklerinden kendilerini de geliştiremezler.<br />
               İkinci bir grup ise her olumsuz sonuçta kendini suçlar. Dikkat edin, “Kendi sorumluluğunu görür,” demiyorum, kendisini suçlar. “Ben aptalım,” der. “Bizim takımdan bir şey olmaz,” der. Böyle düşünenlerde her başarısızlıktan ders alıp onu başarıya çeviremez.</p>
<p> </p></blockquote>
<blockquote><p><strong>İdeal durum nedir?</strong></p>
<p><strong></strong></p></blockquote>
<blockquote><p>
               Başkalarını da kendini suçlamadan, sonucun nasıl ortaya çıktığını akılla analiz etmek ve bir sonraki teşebbüste başarısız olmamak için neler yapmak gerektiğini konuşarak işe başlamak gerekir. Sürekli çevrenizi suçlamanız kişisel eksiklilerinizi ve başınıza gelene katkınızı görmenizi engeller. ‘Dış güçleri’ suçlayarak başarısızlıklarınızı kendinizden bile gizleyebilirsiniz ama bu sizi başarılı yapmaz! Şunu unutmayın, başkasını iyi suçlayabildiğiniz ölçüde hızlı yükselebileceğiniz bir tek meslek vardır: Ana muhalefet partisi liderliği!</p></blockquote>
<p>               Bir olaya bakış açısı o olayın sonucunu tamamen değiştirebilir. Ya da dıştan gözlem yapan birisi isek olaya bakış açımızla o olayı ve olayı gerçekleştiren kişilerin durumlarını değiştirebiliriz.</p>
<p> <br />
               Yazarın konulara verdiği bence çok basit şeyler insanların duygusal yönden, maddi değil manevi yönden öğrendiği birçok çaresizlik var ve bunların onarımı görünenler, maddi olanlardan daha zor. Tabiî ki bu basit örneği genişleterek ve büyüterek kendi bakış açımızla kendimize göre veya etrafımızdaki kişilere göre değerlendirebiliriz.</p>
<p> <br />
               Unutmamalıyız ki bir insanın yapamayacağı hiçbir şey yoktur yeter ki istesin!&#8230;</p>
<p> </p>
<p> <br />
Vesselam</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>03.05.2009 / Zeynep</p>
<p> </p>
<p> </p>
<blockquote><p>Konuya İlgili Diğer Başlıklar;</p>
<ul>
<li><a href="http://www.gerekli.org/kisisel-gelisim-ne-zamandan-beri-vardi/">Kişisel Gelişim Ne Zamandan Beri Var? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-sendromu/">Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/caresizlik-nasil-ogrenilir/">Çaresizlik Nasıl Öğrenilir?</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/">Böyle Gelmiş, Böyle Gider!</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlige-karsi-ogretilmis-caresizlik/">´Öğrenilmiş´ Çaresizliğe Karşı, ´Öğretilmiş´Çaresizlik…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/gizli-ogrenme-yoluyla-edinilmis-caresizlik/">`Gizli Öğrenme´Yoluyla Edinilmiş Çaresizlik </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-ve-kamyon-arkasi-yazilari/">`Öğrenilmiş Çaresizlik´ve Kamyon Arkası Yazıları… </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/hayatimiz-ogrenilmis-caresizlikler-antolojisi/">Hayatımız Öğrenilmiş Çaresizlikler Antolojisi…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-psikolojisi-icerisinde-uzun-sure-yasayan-insanlarin-ortak-davranislari/">Öğrenilmiş Çaresizlik Psikolojisi İçerisinde Uzun Süre Yaşayan İnsanların Ortak Davranışları </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-korunma-bicimleri/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Korunma Biçimleri </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-kurtulmak-basa-cikmak-icin-neler-yapmali/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak: Başa Çıkmak İçin Neler Yapmalı?</a></li>
</ul>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
