<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gerekli Şeyler... &#187; nereye</title>
	<atom:link href="http://www.gerekli.org/etiket/nereye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gerekli.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jun 2010 09:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Nereye Kadar !!!</title>
		<link>http://www.gerekli.org/nereye-kadar/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/nereye-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 10:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zeynep'den...]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[nereye]]></category>
		<category><![CDATA[Nereye Kadar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=784</guid>
		<description><![CDATA[ Elimize bir iğne batsa yüreğimiz orada atar ya sanki&#8230; Annemiz salata yaparken parmağı çizilse bizimde parmağımızda çizilmiş hissederiz ya hani&#8230; Kardeşimiz düşse dizi yarılsa içimiz ‘cız’ ederde, bir yandan telkin edip pansuman yapmaya çalışırken diğer yanımız kopup gitmiştir sanki yerinden hani&#8230; En yakın dostumuz trafik kazası geçirse, ya da vefat etse bir ay belki bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/09/nereye-kadar.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-785" title="nereye-kadar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/09/nereye-kadar-150x150.jpg" alt="nereye-kadar" width="150" height="150" /></a> Elimize bir iğne batsa yüreğimiz orada atar ya sanki&#8230;<br />
Annemiz salata yaparken parmağı çizilse bizimde parmağımızda çizilmiş hissederiz ya hani&#8230;<br />
Kardeşimiz düşse dizi yarılsa içimiz ‘cız’ ederde, bir yandan telkin edip pansuman yapmaya çalışırken diğer yanımız kopup gitmiştir sanki yerinden hani&#8230;<br />
En yakın dostumuz trafik kazası geçirse, ya da vefat etse bir ay belki bir yıl toparlanamayız, uykular haram olur ya&#8230;<br />
Çocuğumuzun ağlama sesinde parçalanır içimiz, bağırsaklarının atamadığı gazı çıkartmasına yardımcı olmak için gecemizi gündüzümüze katar, çaresizlikten harap ederiz kendimizi&#8230;<br />
&#8230;<br />
..<br />
.<br />
Peki kan bağımıdır bizi bu kadar etkileyen?<span id="more-784"></span><br />
O zaman dost edindiklerimize neden sızlar içimiz bu kadar?<br />
Bize kardeş kılınanlar için üzülüyor muyuz, kendimize kardeş seçtiklerimize üzüldüğümüz kadar?<br />
Yoksa hislerimizi mi aldırdık, duygularımıza botoks mu yaptırdık?<br />
Ya da bize ırak olanlar gönlümüze de mi ırak?<br />
Uzaklıkları ve yakınlıkları belirleyen ne?<br />
Neye hasretle yanıyor yüreğimiz?<br />
Neye hasretimiz?<br />
Kime vuslatımız?<br />
Müslüman kimliğine doğuştan bürünmüş oluşumuz mu bizi rahat kılan?<br />
Uğraşmadan önümüze serilen değerler mi?<br />
Parmağımızı bile oynatmadan bize verildiği için mi imanımız?<br />
Neden?! Niçin?! Bu kadar gamsız, vefasız, duygusuz oluşumuz?<br />
Hiç telaşa kapıldın mı ağlayan bir çocuğu susturmak için telaşlandığın kadar Gazze de ki, Filistin de ki ve diğer , diğer, diğer Din KARDEŞin için?<br />
Hiç sokak kedilerine verilen değer kadar değer verildi mi Din Kardeşlerimize?<br />
Dilimize mühür, elimize kelepçe, ayağımıza prangalar mı bağlandı da yapacak bir şeyim yok diyebiliyoruz?<br />
Yoksa bir tek benle olmaz mı diyoruz? Halbuki bilmiyor muyuz hep bir kıvılcımla  başlar yangınlar..<br />
Yoksa ONLARa ayıracak vaktimiz, değerimiz, duygumuz, hissimiz, paramız mı yok???<br />
Ver elini dedik de kendimize dost seçtiklerimize, “gel kardeşimize el uzatalım” diye? Biz dedikte el uzatmayanlar mı oldu??<br />
Yoksa demeye mi korkuyoruz? Ayıplanacağız, gülünç duruma düşeceğiz diye..<br />
Acaba ayıplanacaklar kim, gülünç durumda olanlar kim??<br />
Dünya’nın dengesi mi değişti yoksa?<br />
Artık geceler mi gündüz, gündüzler mi gece?<br />
Hak mı haksızlık, haksızlık mı hak?<br />
Adalet mi adaletsizlik, adaletsizlik mi adalet?<br />
Acımak mı acınası olan bir durum, acınası durumda olana acımak mı?<br />
Ağlamaklar mı gülmek, gülmeler mi ağlamak,<br />
Savaşlar barış için mi, atılan barış imzaları savaş için mi?<br />
İyiliğin adı mı oldu kötülük, yoksa kötülük mü iyiliğin adı?<br />
Sevgiler yalan mı oldu, yalancılar sevgiyi mi unutturdu?<br />
Uzayıp giden ayıp listelerimiz mi, yoksa ayıplarımızı örtmek için kullanılan boyalar mı?<br />
&#8230;<br />
..<br />
.<br />
Ağzı olanlar konuşuyor, yüreği yananlar susuyor!<br />
Susmalar nere ye kadar?<br />
Kalemi olanlar yazıyor, yarası olanlar gocunuyor!<br />
Yaralanmalar nereye kadar?<br />
Nereye kadar?<br />
 <br />
 <br />
04.06.2009 / Zeynep&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/nereye-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
