<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gerekli Şeyler... &#187; çaresizlik</title>
	<atom:link href="http://www.gerekli.org/etiket/caresizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gerekli.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jun 2010 09:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bir Hedefe Giden Yol Gökteki Yıldızların Sayısı Kadardır&#8230;</title>
		<link>http://www.gerekli.org/bir-hedefe-giden-yol-gokteki-yildizlarin-sayisi-kadardir/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/bir-hedefe-giden-yol-gokteki-yildizlarin-sayisi-kadardir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 09:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okumak Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Hedefe Giden Yol Gökteki Yıldızların Sayısı Kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Her şey seninle başlar]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=590</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar, Mümin Sekman’ın “Her şey seninle başlar” kitabını tahlil etmeye devam ediyoruz. Bir önceki yazıda öğrenilmiş çaresizlik psikolojisine nasıl kapılacağımızı öğrenilmiş çaresizliğe nasıl kapılabilirizi yani olaya düğüm atarak değil çözerek bakmıştık. Bu yazımda da yine öğrenilmiş çaresizlikle baş etmenin diğer yollarını inceleyerek devam edeceğim inşallah&#8230; Bu yazıda öğrenilmiş çaresizlik psikolojisinde olup olmadığımızı nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-87" title="her-sey-seninle-baslar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/04/her-sey-seninle-baslar-150x150.jpg" alt="her-sey-seninle-baslar" width="150" height="150" />Selamun aleyküm arkadaşlar,</p>
<p>Mümin Sekman’ın “<a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=98287&amp;sa=39468049">Her şey seninle başlar</a>” kitabını tahlil etmeye devam ediyoruz. Bir önceki yazıda öğrenilmiş çaresizlik psikolojisine nasıl kapılacağımızı öğrenilmiş çaresizliğe nasıl kapılabilirizi yani olaya düğüm atarak değil çözerek bakmıştık. Bu yazımda da yine öğrenilmiş çaresizlikle baş etmenin diğer yollarını inceleyerek devam edeceğim inşallah&#8230;</p>
<p>Bu yazıda öğrenilmiş çaresizlik psikolojisinde olup olmadığımızı nasıl anlayacağımızı da göreceğiz.<span id="more-590"></span></p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlikle başa çıkmanın önündeki en büyük engel onun farkında olmamaktır. Balık nasıl içinde yüzükleri suyu göremiyorsa, pireler nasıl kafalarını çarptıkları camı göremiyorlarsa, insanlar da kafalarının içindeki öğrenilmiş çaresizlik paradigmasını kendi başlarına göremiyorlar.</p>
<p>Öğrenilmiş çaresizlik ve atalet halinin içimizde oluşma şeklini anlamak, onunla başa çıkmanın da ilk adımıdır.<br />
Artık çaresizlik yaşadığınızda bunun ‘farkında’ olacaksınız. Öğrenilmiş çaresizlik psikolojisini tanıyorsunuz. Beyninize yerleşirken onu yakalayabilir, yılanın başını küçükken ezebilirsiniz!<br />
Daha önce bilmediklerini öğrenen bir beyin, yeni bir düzeye gelmiştir ve ilk baştaki kör noktasına geri gitmez.</p>
<p>Eğer yazı dizisini başından beri takip ediyorsanız. Artık öğrenilmiş çaresizliği tanıdınız ve neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Şimdi önünüzde iki şık var çözmeyi tercih etmek ya da etmemek.</p>
<p>Öğrenilmiş çaresizlik yaşayanlar başarısızlığa uğradıkları alanlarda kendilerini geliştirmeye de kapalıdırlar. “Dün yapamadıysam bugün kendimi geliştirerek yapabilir hale gelebilirim.” Diye düşünemezler. Bir işi yapmanız gerekiyorsa ancak yapamayacağınızı düşünüyorsanız, “Onun nasıl yapılacağını öğrensem, bende yapabilirim,” diye düşünün.</p>
<p>Buraya kadar anlatılan öğrenilmiş çaresizlik öykülerinin, ‘yapamam’ inancının aslında çoğu kez, geçersiz olduğunu ve insanı ne kadar gülünç duruma düşürdüğünü görmüş olmalısınız. Fark etmiş olduğunuz gibi, öğrenilmiş çaresizlik psikolojik ofsayt pozisyonuna düşmektir.</p>
<p>İnsanlar aptal durumuna düşmemek için başarısız oldukları şeyleri daha sonra denemezler. Oysa ki sonraki denemede şartlar değişmiştir ve bu yüzden deneylerdeki hayvanların yaptığı gibi, denedikleri için değil denemedikleri için aptal durumuna düşerler.</p>
<p>The Health Center’in öğrenilmiş çaresizlikle ilgili bir raporunda içimizdeki ‘ezik’ çocuğa dikkat çekiliyor: “Öğrenilmiş çaresizliğin temelinde incinmiş bir çocukluk vardır. Ancak içinizdeki bu incinmiş çocuk bugün duygusal problemlerinizi çözebilecek donanımda değildir. Hatta sizin daha fazla incinmenize neden olabilmektedir. Bu konuda atılabilecek ilk adım, olaylara verdiğiniz reaksiyonların mantığınız tarafından kontrol edilmesini sağlamaktır.”</p>
<p>Aynı raporda sınırlayıcı kişisel tabuların gücü vurgulanıyor. “Kendinizle ilgili olumsuz yargılayıcı ifadelerden uzak durun.</p>
<p>“Ben çok popüler biri değilimdir.”, “Ben biraz utangacımdır.”, “Kompozisyon yeteneğim iyi değildir” gibi kişisel tabuların çoğu uzun vadede değiştirilebilir şeylerdir.  Kendinizin bilinç sahibi biri olarak denek hayvanlarından farklı olduğunu unutmayın. Onlar öğrenilmiş çaresizliğin ne olduğunu öğrenemezler bile!</p>
<p>Öğrenilmiş çaresizlikte iç yorumlar kadar çevreden alınan dış tepkilerde önemlidir. Çevrenin bir başarısızlık durumunda gösterdiği hatalı tepkiler insanda çaresizlik psikolojisi oluşturabilir. Başarısız olunca çok aşağılanan insanlar, bir daha başarıyı denemeye korkacaktır. Anne, baba ve öğretmenlerin çocukların hata ve başarısızlıkları karşısında gösterdiği tavırlar bu nedenle çok önemlidir.</p></blockquote>
<p>Çocukların ve gençlerin başarısızlığına gösterilen hatalı tepkiler, onlarda yetersizlik duygusu oluşturur ve öğrenilmiş çaresizliğe iter. Bu tür çocuklar başarısız olduklarına inanır ve ders çalışmayı ve ya yaptıkları işi yapmaktan vazgeçerler ve bu psikolojideki çocuklar ve gençler dikkat çekmek için koyulan kuralları çiğner, şımarır, aksi ve inatçı olurlar. Bu durum kendini yetişkinlerde şuça yönelme şeklinde gösterir.</p>
<blockquote><p>Çocuğunuz başarısız olunca daha pozitif olun. Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını görmeye çalışın. Andre Maurois’e göre “Başarısızlık ve felaketlere rağmen, hayata güvenlerini koruyabilen iyimse insanla, daha çok iyi anne tarafından büyütülmüş olanlardır.”</p></blockquote>
<p>Gördüğümüz bir hata veya başarısızlık karışında aklımıza o anda o kimsenin daha önce yaptığı hata ve başarısızlıklarda gelir ve tüm öfkemizle o kişinin üzerine gideriz hatta başkalarına olan öfkemizi bile o kimseden çıkarabilir bu tür olaylara maruz kalanlarda genellikle en yakınlarımız olur, çocuklarımız olur bunda çocuğumuza çaresizliği ve yeteneksizliği öğreten en iyi yoldur! “Öfkeyle kalkan zarar oturur” atasözünü ve Peygamber efendimizin “Gerçek pehlivan öfkesini yenedir” hadisini kendimize düstur edinip böyle durumlarda olaylara ve kişilere daha sakin ve pozitif yaklaşarak ileride daha psikolojik büyük zararların oluşmamasını ve yaşanmamasını sağlamış oluruz.</p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlikle başa çıkmakta kendi potansiyeline inanmak, “daha iyisini yapabilirim” diye düşünebilmek de çok önemlidir. Gelebileceğiniz en iyi yer bulunduğunuz yer değildir.</p>
<p>Başarısızlıktan çok korkuyorsanız iki katı daha fazla hazırlık yapın. Başarısızlık kaygısı yetersi hazırlıktan doğar. Başarısızlık korkusunu yenmek için başarısızlığa ihtimal vermeyecek kadar başarıya hazır olmak gerekir. Tersinden düşünürsek başarıya yeterince hazırlanmadıysanız, başarısız olmaya hazırsınız demektir!</p>
<p>Zihinsel arşiv kayıtlarınızı yeniden düzenleyin. Geçmişte başarısız olduğunuz bir durum ile şu anda karşınızda olan bir durum birbirine benziyor diye hemen başarısız olacağınızı düşünmek, Temel’in 5 metre ileride muzu gördüğünde, “Yine ayağım kayacak, düşeceğim,” demesine benzer. Geçmişteki başarısızlıklarınıza odaklanarak değil, gelecekteki muhtemel başarılarınıza odaklanarak yaşayın. Dikiz aynasına bakarak ilerlemeye çalışmayın. Gözlerimiz geçmişe takılıp kalmayalım diye ensemizde değil yüzümüzdedir.. Ofisimdeki panomdan bir söz: “Geçmişten ders al, bugün için çalış, geleceği için hayal kur!”</p>
<p>“Amaçlar her zaman bir beden büyük olmalıdır ki ona göre gelişelim,” der Josie Bisset. Hayallerinizi bir beden büyütmekle işe başlayın. Hayallerimiz çocukluk elbiselerimize benzer. Gerçek bedenimizden bir boy büyük olmalıdır ki, onun içini dolduracak şekilde büyüyelim. Ayrıca büyük boy hayaller insanı daha zengin gösterir!</p>
<p>Büyük hayallerin bir yararı daha vardır, hayalleriniz suya düşüp çektiğinde, ruhunuzu sıkmaz!</p></blockquote>
<p> </p>
<p>Kimi zamanda öyle hayaller kurarız ki.. Yolun başına gelmeden çevremizdekilerin “yapamasın ki” deyip birde hayalinizle dalga geçerek gülmeleri hayallerinizi söndürür. Şişmiş bir balona iğne batırmak gibi..</p>
<p> </p>
<p><span style="color: #ff0000;">“Benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uzanırsanız hidayet bulursunuz.”</span> {Beyhaki}<br />
Her konuda kendimize örnek alarak kalbimizi mutmain edebileceğimiz tek kişi var oda Peygamber efendimiz (sav).<br />
Daha önceki yazılarımda yazmıştım. İnsanların mizaçları ve karakterleri değişmez. Hatta bir söz vardır ya” yedisinde neyse yetmişinde de odur” diye tasavvufta bu yedisinde de yetmişinde de değişmez olan mizaç ve karakteri sıratı müstakime yani doğru yola sokmak içindir. Başımıza gelen kötü veya iyi olaylar karşısında Rasulullah efendimizi örnek alırsak sıratı müstakimden de şaşmamış oluruz bi-iznillah. İnsanlar mizacına yakın mizaçlı, kendisiyle aynı şeylerden hoşlanan ve aynı şeyleri düşünen insanlarla daha rahat anlar ve kendisine benzettiği insanları kendisine örnek alması da daha kolaydır. “o yapabildiyse bende yapabilirim” mi daha kolay söyler.<br />
Stres, sıkıntı, depresyon gibi ruhsal hastalıklar imanın zayıflığından kaynaklanır. O halde imanımızı kuvvetlendirmek. Açılan gedikleri kapamak, kalbimize düşen kara lekeleri temizleyerek ruhumuzun sağlığını da yerine getirmiş oluruz. Peygamber efendimizin (sav) buyurduğu gibi ashaptan birisine uzanırsak hidayete ermiş oluruz. İmanımızı tamamlamış ve ruhumuzu sıhhatine kavuşturmuş oluruz Allah’ın izniyle.</p>
<p>Yazıma, yazarın kitapta “Bir hedefe giden yol, gökteki yıldızların sayısı kadardır” başlığında alıntılar yaparak son vereceğim inşallah&#8230;</p>
<blockquote><p>Bu kitaptan alınacak tek ders, “sonuç almak için, ne kadar sürerse sürsün aynı yolu ısrarla deneyin,” değildir. Bir kapıyı kırk kez çaldığınızda açılmadıysa, diğer kırk kapıyı birer kez çalın. Kararlılık çok şeydir ama her şey değildir. Esneklik gösterin. Aynı yöndeki yeni yolları arayın.<br />
Hedefinize ulaşamıyorsanız önünüzde dört yol vardır:</p>
<ol>
<li>Aynı kişiye aynı şekilde yaklaşarak bir daha denersiniz.</li>
<li>Aynı kişiye farklı şekillerde yaklaşarak bir daha denersiniz.</li>
<li>Farklı kişilere aynı şekilde yaklaşabilirsiniz.</li>
<li>Farklı kişilere farklı şekillerde yaklaşabilirsiniz.</li>
</ol>
<p>Birinci yol, ısrar yani kararlılık yoludur. Bazen işe yarar bezen yaramaz. İkinci yol, yenilikçi olmaktır. Hedef aynıdır, yaklaşım farklıdır. Üçüncü yolda, yaklaşım aynı hedef farklıdır. Dördüncüde, hedefte yaklaşımda farklıdır. En yüksek enselik bu yoldadır.<br />
Esneklik, sonuç almak için diğer seçenekleri yoklamaktır. Esnek olabilmek yaratıcı düşünceye başlıdır. Her zaman aklınıza gelmeyen ama sizi amacınıza götürebilecek bir yol vardır. Yaratıcılık bu yolu bulmaktır.<br />
İşe yaramayan her deneme sizin bir noktadaki eksikliğinizi gösterir. Yaşadığınız her başarısızlık, eğer onu doğru okursanız, size kendinizi hangi noktada geliştirmeniz gerektiğini gösterir. Sadece kararlı olmak her şeyi halletmeye çalışmak yerine, sonuca etki eden her unsurla tek tek ilgilenin. Ürün bilgisi zayıf, kişisel imajı kötü, sattığı mal bozuk bir satıcı istediği kadar ısrar etsin, kararlı olsun, başarısız denemelerden yılmasın sonuç fazla değişmeyecektir.</p>
<p>Bir kere denediniz ama sonuç olumsuz, kişisel imajınızı değiştirip tekrar deneyin. Tekrar denediniz, gene olmadı, ürün bilginizi geliştirip tekrar deneyin. Tekrar denediniz gene olmadı, bu defa ürün sunuş şeklinizi değiştirip tekrar deneyin. Gene mi olmadı? Sattığınız ürünü ve şirketi değiştirip tekrar deneyin. Kendinizi, ürününüzü, şirketinizi, satış tarzınızı değiştirdiniz gene mi olmadı? Sizin ruhunuz satıcılığa uygun değil, karakteriniz ile kariyeriniz uyuşmuyor, başka bir iş bakın. İlla ki satış alanında kariyer yapacağım diyorsanız, en iyisi gidip üniversitede pazarlama profesörü olun!</p></blockquote>
<p> </p>
<p> </p>
<blockquote><p>Konuya İlgili Diğer Başlıklar;</p>
<ul>
<li><a href="http://www.gerekli.org/kisisel-gelisim-ne-zamandan-beri-vardi/">Kişisel Gelişim Ne Zamandan Beri Var?</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-sendromu/">Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu… </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/caresizlik-nasil-ogrenilir/">Çaresizlik Nasıl Öğrenilir?</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/">Böyle Gelmiş, Böyle Gider!<br />
</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlige-karsi-ogretilmis-caresizlik/">´Öğrenilmiş´ Çaresizliğe Karşı, ´Öğretilmiş´Çaresizlik… </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/gizli-ogrenme-yoluyla-edinilmis-caresizlik/">`Gizli Öğrenme´Yoluyla Edinilmiş Çaresizlik<br />
</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-ve-kamyon-arkasi-yazilari/">`Öğrenilmiş Çaresizlik´ve Kamyon Arkası Yazıları…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/hayatimiz-ogrenilmis-caresizlikler-antolojisi/">Hayatımız Öğrenilmiş Çaresizlikler Antolojisi…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-psikolojisi-icerisinde-uzun-sure-yasayan-insanlarin-ortak-davranislari/">Öğrenilmiş Çaresizlik Psikolojisi İçerisinde Uzun Süre Yaşayan İnsanların Ortak Davranışları </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-korunma-bicimleri/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Korunma Biçimleri</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-kurtulmak-basa-cikmak-icin-neler-yapmali/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak: Başa Çıkmak İçin Neler Yapmalı? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/">Öğrenilmiş Çaresizlik, Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar…</a>  </li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/">Garantili Bir Şekilde Bunalıma Girip Başarısız Olmanın Yolları… </a></li>
</ul>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/bir-hedefe-giden-yol-gokteki-yildizlarin-sayisi-kadardir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Garantili Bir Şekilde Bunalıma Girip Başarısız Olmanın Yolları&#8230;</title>
		<link>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 09:30:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okumak Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[başarısız olmak]]></category>
		<category><![CDATA[bunalıma girmek]]></category>
		<category><![CDATA[çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[deresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Her şey seninle başlar]]></category>
		<category><![CDATA[iç konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki ses]]></category>
		<category><![CDATA[içten konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[kendi kendimize konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[olayları yorumlama]]></category>
		<category><![CDATA[olayları yorumlama biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar.. Çaresizlikle nasıl başa çıkacağımızı incelemeye devam ediyoruz. Bir düğümün nasıl atıldığı çözerken daha iyi anlaşılır, bir önceki yazımızın devamı nitelinden olan bu yazıda yazar çaresizliğin yolarını bize tarif ederek bu yollara girmememizi söylüyor.. “Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları” başlıklı yazıdan alıntı yaparak bu yazıma başlayacağım inşallah.. Bir önceki yazıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-87" title="her-sey-seninle-baslar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/04/her-sey-seninle-baslar-150x150.jpg" alt="her-sey-seninle-baslar" width="150" height="150" />Selamun aleyküm arkadaşlar..</p>
<p>Çaresizlikle nasıl başa çıkacağımızı incelemeye devam ediyoruz. Bir düğümün nasıl atıldığı çözerken daha iyi anlaşılır, bir önceki yazımızın devamı nitelinden olan bu yazıda yazar çaresizliğin yolarını bize tarif ederek bu yollara girmememizi söylüyor..</p>
<p>“Garantili bir şekilde bunalıma girip başarısız olmanın yolları” başlıklı yazıdan alıntı yaparak bu yazıma başlayacağım inşallah..<span id="more-569"></span></p>
<blockquote><p>Bir <a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/">önceki yazıda</a> kriterleri toplu olarak ele alalım ve ‘garantili bir şekilde başarısız olmak’ için başımıza gelenleri nasıl yorumlamamız gerektiğini belirleyelim. Aşağıda önereceğim yolu kullananlar ‘bonus’ olarak, başkalarını bunalıma sokma imkanı da kazanacaktır! Yorum biçimi bir seçimdir. İster depresyonu seçersiniz, ister motivasyonu.</p>
<p>Garantili bunalım için, istediğiniz sonucu alamadığınız her denemenizde “Ben hiçbir şeyi beceremem zaten,” diye kendinize açıklayabilirsiniz! Böylece başarısızlığı geçici değil kalıcı, dışsal değil içsel, değişebilir değil değişemez nedenlere bağlayarak kendinizi başarıya bloke edebilirsiniz.</p></blockquote>
<p>Garantili bir şekilde bunalıma girmek için başınıza gelen olayları olumsuz ve moralinizi bozucu bir şekilde yorumlamanız yeterli..<br />
“Ben beceriksizin tekiyim.”, “Zaten yapamayacağım en başından belliydi.” Gibi gibi kendinizi hem kendi gözünüzde hem de çevrenizdeki insanların gözünde küçük duruma düşürerek garantili bir şekilde bunalıma girebilir olmayan çaresizliği kendinize öğretebilirsiniz&#8230;</p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlik belli bir tarzda düşünmenin sonucudur, bu yüzden ancak düşünme biçimi değiştirilerek ortadan kaldırılabilir. Öğrenilmiş çaresizliği üren düşünme biçimini(paradigma) görmek, ondan kurtulmanın ilk adımıdır.</p></blockquote>
<p>Geçmişte yaşadığımız olaylardan ötürü kapıldığımız çaresizliklerden kurtulmak için tüm gücümüzü toplayarak o olayları yeniden yorumlayarak çaresizlikler kuyusundan kurtulabiliriz. Şimdi öğrendiğimiz teknikleri “ben yapamam”, “ne yapsam da olmuyor”, “dışıma gülüyorum ama içimdeki sesi susturamıyorum” baskılarına kulak tıkayıp. Çaresizliği berteraf edebiliriz&#8230;</p>
<p>Psikolojik bunalımda olan kimseler genel olarak üçe ayırabiliriz.</p>
<p> <br />
<strong>1.</strong> Depresyonda olduğunu kabul edip, kabuğuna çekilenler ve o kabukla yaşamaya and içmişçesine çıkma çabasında da bulunmayanlar.</p>
<p> <br />
<strong>2.</strong> Depresyonda olup da bunalımda olduğunu kabul etmeyip günden güne eriyenler. İçlerinden kendilerini kemirip bitiren ama dışarı yansıtmamaya çalışanlar.</p>
<p> <br />
<strong>3.</strong> Depresyonda olmadığı halde etrafındakilerin ilgisini çekmek için depresyondaymış gibi görünenler.</p>
<p> <br />
Kişinin kalbi yüzüne yansıdığı gibi, içinden konuşmaları da haline yansır. Belki farkında değildir ama etrafına çok itici hallerde bulunabilir. Bu yüzden kendimizi içimizdeki sese çok fazla kaptırmamalıyız.</p>
<p> <br />
Peki içimizde olumsuz konuşmaları yönetmek için neler yapmalıyız&#8230;</p>
<blockquote><p>Öğrenilmiş çaresizlik en çok kendi kendimizle konuştuğumuz iç iletişime(iç konuşma) bağlıdır. Her insan kendi kendisiyle konuşur. Bu yolla başına gelenler yorumlar. Mesela, “Kendi kendime dedim ki,” derken bir iç konuşmamızdan alıntı yaparız. Şu anda içinizden, “Ben deli miyim ki, kendi kendime konuşayım,” diyorsanız, üzgünüm ama yakalandınız, işte bu bir iç konuşma! Şimdide içinizden” Güzel espriydi,” dediyseniz buda bir iç konuşma! “Bakalım bunu nereye kadar uzatabilecek?” diye diye düşündüyseniz buda bi iç konuşma! Şu anda iç konuşma yoluyla düşünüyor, size yaptığım ‘akıl okuma’ şakasını yorumluyorum.</p>
<p>Sokrat, “Düşünmek, ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır,” der.  İç konuşmalarımızla kendimizi motive edip güçlenebileceğimiz gibi, zihnimizde çaresizliğin örümcek ağlarını da örebiliriz. Araştırmalara göre aklımızdan günde ortalama 60.000 ile 80.000 arasında düşünceler geçmektedir. Başka bir araştırmada iç konuşmalarımızın %75’inin kötümser, üzüntü verici, güçsüzleştirici olduğu bulunmuştur. Bunun anlamı, içimizden konuşuruz ama bir derdimiz olduğunda!<br />
Aynı olayları yaşayan kişilerden öğrenilmiş çaresizliğe yatkın olanların hemen olumsuz sonuçlara teslim olduğu, diğer bir grubun ise aynı şartlarda ve aynı sayıda başarısızlığa rağmen direnmeye, denemeye devam ettikleri gözlenmiştir. Farklı oluşturan iç konuşmalardır. Peki iç konuşmalar arasındaki farkı oluşturan faktör nedir? Kişilik, geçmiş deneyimler, anlık psikoloji, beklentiler, vs.</p></blockquote>
<blockquote><p>İç konuşmayı yönetmek için birkaç teknik anlatmak istiyorum.</p>
<ul>
<li>1. Bir düşünceyi içinizden beşten fazla tekrarladığınızda beyin onu gerçek olarak algılar. Kendinize kırk kez, “Deliyim,” derseniz, gerçekten delirebilirsiniz! Olumsuz iç konuşmaları kafanızın içinde çok tekrarlamayın. Kendinizle konuşmanıza engel olamıyorsanız gidip başkalarıyla, konuyla ilgisiz şeyler konuşabilirsiniz! Dış konuşma yaptığınızda olumsuz iç konuşma yapamazsınız.</li>
<li>2. Bir düşünceyi içinizde çok duygusal bir ses tonuyla söylerseniz, beyin daha az tekrarda daha kolay inanır. “Ben aptalım” ya da “Kesin olmayacak” gibi negatif ve sınırlayıcı düşüncelerinizi ‘buğulu’ bir ses tonuyla içinizden çok sık tekrarlamayın! Bu tür cümlelerinizle gücünüzü bağladığınızın farkında olun. Aptalsanız bırakın bunu başkaları söylesin. Bir karar verin, kimden yanasınız.<br />
İnsanlar içlerinden konuşarak kendilerini kötülediklerinde buna çabucak alışır ve onaylarlar. Ama dışarıdan birisi dediğinde kendilerini müdafaya geçerler&#8230;.</li>
<li>3. İç konuşma yaparken bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma yanlışına çok düşülür. Arkadaşımız randevumuza biraz geç gelince, onu beklerken hemen bunu niye yaptığına dair iç konuşmaya başlarız. Cep telefonu kapalıdır, niye geciktiği hakkında bilgimiz yoktur ama niye gelmediğine dair fikir üretmende çok cesur davranırız. Bizi önemsememesine bağlarız oysa kaza geçirmiştir ya da tersine kaza geçirdi sanırız; önemsemediği için gelmemiştir. Zihnimizde kendi kendimize varsayımlar kurar, kendi kendimize inanırız. Kendi akıl oyunlarımıza kanarız. Başımıza geleni içimizde olana göre yorumlarız. Bilgi sahibi değilseniz, fikir üretmeye çalışıp aklınızı boşuna yormayın. Uğur Mumcu’nun deyişiyle, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.”</li>
</ul>
</blockquote>
<p> </p>
<p>İçimizdeki çaresizlik çemberi nasıl çalışır?</p>
<p>Öğrenilmiş çaresizliğin ‘içimizdeki mekanizması’ nasıl çalışır?</p>
<blockquote><p>Önce başımıza bir olay gelir. Bu olayın içinde aşamadığımız bazı olaylarla karşılaşırız. Böyle bir durumda hemen içimizden konuşarak olayı yorumlamaya başlarız. Kendimize, “Ne yaparsam yapayım bunların üstesinden gelemeyeceğim,” gibi şeyler söyleriz. Bu iç konuşma bize çaresizlik, üzüntü, bitkinlik gibi duygusal durumlar oluşturur. Bu duygusal durumdan doğan davranış ise eylemsizliktir.</p>
<p>Olaylara verdiğiniz anlam her şeydir. Başımıza gelen olayı biz seçemeyiz ama olayları yorumlama şeklini biz seçebiliriz. Kaderimizi kontrol altında tutabilme noktamız burasıdır. Evrenin bizim üzerimizdeki etkisini buradan seçebiliriz. Özgür irademiz ve seçimlerimiz bu noktada kendini gösterir. Algılarımızın pasaport kontrol noktası burasıdır.</p></blockquote>
<p>En basit ve genel örnek olarak, dünyaya gönderilmeyi, insan olmayı ve Müslüman olmayı seçmediğimiz gibi başımıza gelen olayları da seçebilme yetkimiz yok ama başımıza gelen olayları yönetebilme irademiz var. Allahın vermiş olduğu cüz’İ irade ile&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Vesselam</p>
<p> </p>
<p> </p>
<blockquote><p>Konuya İlgili Diğer Başlıklar;</p>
<ul>
<li><a href="http://www.gerekli.org/kisisel-gelisim-ne-zamandan-beri-vardi/">Kişisel Gelişim Ne Zamandan Beri Var? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-sendromu/">Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/caresizlik-nasil-ogrenilir/">Çaresizlik Nasıl Öğrenilir? </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/">Böyle Gelmiş, Böyle Gider!</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlige-karsi-ogretilmis-caresizlik/">´Öğrenilmiş´ Çaresizliğe Karşı, ´Öğretilmiş´Çaresizlik…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/gizli-ogrenme-yoluyla-edinilmis-caresizlik/">`Gizli Öğrenme´Yoluyla Edinilmiş Çaresizlik</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-ve-kamyon-arkasi-yazilari/">`Öğrenilmiş Çaresizlik´ve Kamyon Arkası Yazıları…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/hayatimiz-ogrenilmis-caresizlikler-antolojisi/">Hayatımız Öğrenilmiş Çaresizlikler Antolojisi…</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-psikolojisi-icerisinde-uzun-sure-yasayan-insanlarin-ortak-davranislari/">Öğrenilmiş Çaresizlik Psikolojisi İçerisinde Uzun Süre Yaşayan İnsanların Ortak Davranışları </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-korunma-bicimleri/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Korunma Biçimleri </a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlikten-kurtulmak-basa-cikmak-icin-neler-yapmali/">Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak: Başa Çıkmak İçin Neler Yapmalı?</a></li>
<li><a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-basariziligi-yorumlama-biciminden-dogar/">Öğrenilmiş Çaresizlik, Başarızılığı Yorumlama Biçiminden Doğar… </a> </li>
</ul>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/garantili-bir-sekilde-bunalima-girip-basarisiz-olmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
