<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gerekli Şeyler... &#187; Beş Maymunun Öyküsü</title>
	<atom:link href="http://www.gerekli.org/etiket/bes-maymunun-oykusu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gerekli.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Jun 2010 09:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Böyle Gelmiş, Böyle Gider!</title>
		<link>http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/</link>
		<comments>http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 14:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Görmek Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[Okumak Gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[bencillik]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Maymunun Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Böyle Gelmiş Böyle Gider!]]></category>
		<category><![CDATA[Her şey seninle başlar]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gerekli.org/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[Selamun aleyküm arkadaşlar “Her şey seninle başlar” isimli kitap tahlilimin dördüncü bölümüne başlıyoruz. Kitabın 3. Bölümün de “Ahh bir elimden tutan olsa?” başlığında verilmiş çok güzel bir örnekle tahlilime devam etmek istiyorum. İnsanların hayat tarzı olmuş hemen hemen her aile de, her tolumda yaşanan bir örnek: Beş Maymunun Öyküsü Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya bi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-87" title="her-sey-seninle-baslar" src="http://www.gerekli.org/wp-content/uploads/2009/04/her-sey-seninle-baslar-150x150.jpg" alt="her-sey-seninle-baslar" width="150" height="150" />Selamun aleyküm arkadaşlar<br />
“<a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=98287&amp;sa=39468049">Her şey seninle başlar</a>” isimli kitap tahlilimin dördüncü bölümüne başlıyoruz.<br />
Kitabın 3. Bölümün de “Ahh bir elimden tutan olsa?” başlığında verilmiş çok güzel bir örnekle tahlilime devam etmek istiyorum. İnsanların hayat tarzı olmuş hemen hemen her aile de, her tolumda yaşanan bir örnek:</p>
<blockquote><p><strong>Beş Maymunun Öyküsü</strong><br />
Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya bi merdiven kurarlar. Kafesin tepesine de iple muzlar asarlar. Herhangi bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar. Sadece merdivenleri çıkmaya çalışan maymunlar değil, diğerleri de bu soğuk sudan nasibini alır.<br />
Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara doğru hareketlenen maymun diğerleri tarafında engellenmeye başlanır.<br />
Sonra maymunlardan biri dışarı alınıp ,yerine yeni bir maymun(adı `A´olsun) konulur. A´nın ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler!<span id="more-385"></span><br />
Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla (adı`B´olsun) değiştirilir. B’ de merdivene yaptığı ilk atakta dayak yer. Bu ikinci yeni maymunu (B) en şiddetli ve istekli döven sonradan kafese giren ilk yeni maymun A’ dır!!!<br />
Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen maymun (adı  `C´olsun) da ilk atağında cezalandırılır. Diğer dört maymundan ikisinin (sonradan gelen A ve B) en yeni gelen maymunu ( C ) niye dövdüklerini konusunda bir fikirleri yoktur! Yine de şiddetle onu döverler!<br />
Son olarak en başta ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle ( D ve E ) değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır.  Neden mi ? çünkü burada işler böyle gelmiştir ve böyle gitmelidir.<br />
Bu olay size çok iyi tanıdığınız bir ülkeyi, şirketi ya da aileyi hatırlattı mı?<br />
Tipik bir ´öğrenilmiş çaresizlik´ durumu ile karşı karşıyayız. Maymunlar çaresizliği öğrendi ve kendisinden sonra gelenlere de zorla ´öğrettiler´.<br />
Maymunlar ´birlik ve beraberlik içinde başarısız olmanın´iki kutsal şartını yerine getirdiler: düşündüklerini birbirlerine yaptırdılar ve yaptıkları üzerine düşünmediler!</p></blockquote>
<p>Bu deneyi okuduğumda sizinde aklınıza belirdiği gibi benimde aklımda bir çok örnek belirdi. Ve benim ilk aklıma gelenler en çok yakından şahit olduklarım çocuklar ve çocuklara karşı gösterilen tavırlar oldu. Zaten insanlar çaresizliği çocukluktan öğrenmiyor mu?  Büyüdüğünde de öğrendiğini öğretmiyor mu? Kendisine uygulananı “<strong>böyle gelmiş böyle gider</strong>” psikolojisiyle uyguluyor”</p>
<p>Tabiî ki herkesi bu örnekle bir tutmamalıyız. Kimileride neden? Diyerek dövülseler de. “böyle gelmiş böyle gider” psikolojisine inat doğru bildiğini ispatlama yolunda ısrarla ilerliyor ve sonunda haklı olduğunu gösterip bir devrim gerçekleştiriyor. Sadece büyükler değil çocuklar bile inatlarıyla ebeveynlerine, ebeveynlerinden öğrendikleri “böyle gelmiş böyle gider” psikolojisinin hatalı olduğunu gösterebiliyor.</p>
<p>“<strong>Böyle gelmiş böyle gider</strong>” psikolojine rakip “<strong>yeni nesil</strong>” “<strong>yeni çağ</strong>” “<strong>artık devir böyle kardeş</strong>”  gibi görüşlerde var ve bunlar daha baskın gitmekte gibi. Toplum arasında ama. Çünkü “böyle gelmiş böyle gider” halen  topluma toplu olarak uygulanan bir baskı.</p>
<p>“<strong>Artık devir böyle</strong>”  zihniyeti ise toplumun ahlaksızlıklarına boyun eğmiş ya ahlaksızlaştırmaya çalışan ya da ahlaksızlaşmalarına rıza gösteren grup. Çocuğunun haya ettiği şeylere göz yuman, kafelere gitmeyip evde oturmayı yeğleyen çocuğunu kafelere gitmeye yönlendiren bir zihniyet olduğu gibi kendi aleminde dinini yaşayıp artık devir böyle kardeşim sen kendini kurtar diyen bir zihniyette var.</p>
<p>Yani toplumumuz her koşulda bencilleşiyor. Ya dinini kendine saklıyor ya da yediği önünde yemediği arkasında, hep bana hep bana yaşıyor. Ben kurtulayım da gerisi boğulsa da olur diye son surat kıyıya kürek çekiyor. Sandalına birkaç kişi alıp yükünü ağırlaştırmaktansa son hızla kendini kurtarmaya bakıyor kimide.</p>
<p>“<strong>artık devir böyle</strong>” zihniyetinde olanlar acınası insanlar diye düşünüyorum. Kendi örf ve adetlerini hiçe sayan, ahlak kurallarını, nefsinin istek ve arzularına göre kırpa kırpa bitirenler. Anlatıla anlatıla bitmeyecek ama anlatılacak kelimelerin bulunamadığı, hatta anlatmaya değmeyen değersiz bir toplumda var ve gün geçtikçe sayıları çoğalıyor.</p>
<p>Geçenlerde bir dersimde “<strong>ama ben hep iyi davranıyorum, bana yapılan kötülükleri görmezden geliyorum bu seferde küçümsüyorlar dışlıyorlar sınıfta arkadaşsız kalıyorum bu yüzden onlara ayak uydurmak zorunda kalıyorum istemesem de. o zaman ben ne yapacağım</strong>” denmişti.<br />
Bunu duyunca boğazım düğümlendi, gözyaşlarıma zor hakim oldum “artık devir böylemiydi” dini değerlerini bilen, ahlakına, hayasına dikkat edenler otuz kişilik bir sınıfta tek bir kişi mesabesine düşmüş müydü <img src='http://www.gerekli.org/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  yazık!</p>
<p>Sorusuna dersimizi dağıtmadan dersimizle bağlantılı bir cevap vermeye çalıştım ve bu tür sorulara kendi başımdan geçen olaylarla örnek vermeye çalışırım o zaman daha etkili olduğunu düşünüyorum sadece öğüt veren değil bu tür bir olay karşısında ne yaptığımı ve karşısında neler kazanıp neler kaybettiğimi anlattığımda daha çok etkili olduğunu gördüm. Verdiğim cevaptan kısa bir bölüm aktarmak istiyorum kendi konumuzu dağıtmadan konumuzla alakalandırarak.<br />
“koskocaman boş bir arazi düşünün, buraya getirip getirip çöp yığdıklarını, ve ilahi bir lutufla o çöplükten bir gül filizi çıktığını  “bu gül sizsiniz” tek başınıza o çöplüğü gül bahçesine çevirebilir misiniz? Yada kokunuzu o pis kokudan üstün hale getirebilir misiniz? o gülün sonu da orada çürüyüp çöp olmak gibi görünüyor değil mi? Ne yapabilir ki kaderi öyleymiş? Çöplükte açıp, çöplükte çürüyüp çöp olmak! uçuk bir örnek  olarak görmeyin çöpün aklı yoktur çöptür çöp gelmiştir çöp olarak gidecek belki  ama kimi çöpler geri dönüşümle tekrar kullanılabilir hale getiriliyorsa, insanlardan hayasız, ahlaksız yani örnekteki tabiriyle çöplüklerin akılları var, doğruyu yanlışı idrak edebilme ve seçebilme iradeleri var öyleyse yanımıza bir gül daha alıp etrafımızı gül bahçesine çevirebiliriz. Önce halimizle(kokumuzla) onları kazanıp sonra güzellikleri, doğru olanı onlara da göstere biliriz(filizimizden bir parça vererek) yok ben istemem halimden memnunum diyenler sizin verdiğiniz filizleri çürütmeye çalışanlarda vardır tabi ki. Sizi dışlayanlar, küçümseyenler yani. Onları görmeyin, sizin gibi bir gülü, arkadaşı kaybettiği için onlar üzülsün siz onlar gibi bir arkadaşa sahip olmadığınız için isminiz onlar gibi insanlarla anılmadığı için sevinin ve kendiniz gibi gül arkadaşlar edinin.. Hani Peygamber Efendimize “Muhammed-ül Emin” diyen  cahil insanlar gibi,  ebu cehiller gibileri hep vardı ve var olacakta. Peygamber efendimizde o cahil halk içinde açan bir “Gül” kokusu taa asırlar sonrasına kadar geldi. Bizimde O kokudan kokumuza koku katıp asırlar sonrasına gül kokuları,  gül filizleri bırakmamız lazım.&#8221; Şeklinde devam eden yaşamış olduğum olaylarla örnekler vererek soruyu soranı ve o soruyu aklında geçirip dile getiremeyenleri rahatlattığımı düşünüyorum.</p>
<p>Kitabın dışına çıktık ama umarım verimli olmuştur ve beğenmişsinizdir. Verdiğim alıntıya verilecek bir çok örnek vardır ama bu yaşanmış örnekleri vermektense herkesin yaşadığı ve şahit olduğu bu tarz olaylara, tepkilere nasıl karşılık vereceğini, duruşunun ne olacağını bilmesi gerek diye düşünüyorum. Bu örneği verip başıma gelen şeyleri anlatmam, sizde buna benzer başınızdan geçmiş olayları anlatın demem dertleşmek, karşımızdakinin derdiyle kendi derdimizi unutmak olurdu. Bu yüzden örnekleri anlatarak zaman kaybedeceğimize, içinde bulunulan haksızlıklara nasıl direniriz, nasıl toplumumuzu, halkımızı, akraba ve ailelerimizi uyandırırız bunu düşünmeli ve faaliyete geçmeliyiz.</p>
<p>Başımıza gelenleri hiç bir şey yapmadan sadece anlatmak en kolay yolu seçmektir. Haline razı olmaktır. Aa senin başına birde öylesi mi geldi diye dertleri yarıştırmaktır. Alıntıda da olduğu gibi gelen dayak yiyor, gelen dayak yiyor. Dayak yemeğe razı olup ne pahası olursa olsun toplumumuzu bilinçlendiren kişilerden olmalıyız. Kızsalar da, küçük görseler de, dışlasalar da sonunda öldürseler de mutlaka bir gün doğrular ortaya çıkacaktır. Ve bunu yapan bu uğurda hayatını kaybeden bir çok alim ve bilim adamının hayatlarını örnek verebiliriz.</p>
<p>Kitaptan aldığım örnek üzerine tarihi ve siyasi konuda tartışacak ve anlatacak kadar çok geniş bir bilgiye sahip değilim bununla ilgili örnekler vermek ve kendine özgü yazılarını paylaşmak isteyen arkadaşlarımız olursa sitemizin kurallarına, yapısına uygun ise sitemizde bizlerle paylaşabilirler. <img src='http://www.gerekli.org/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p> <br />
Sabırla okuduğunuz için teşekkürler, gözlerinize sağlık..</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Konuyla ilgili diğer başlıklar:</span></p>
<p><a href="http://www.gerekli.org/kisisel-gelisim-ne-zamandan-beri-vardi/">Kişisel Gelişim Ne Zamandan Beri Var? </a><br />
<a href="http://www.gerekli.org/ogrenilmis-caresizlik-sendromu/">Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu…</a><br />
<a href="http://www.gerekli.org/caresizlik-nasil-ogrenilir/">Çaresizlik Nasıl Öğrenilir?<br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gerekli.org/boyle-gelmis-boyle-gider/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
