biri-guven-mi-demisti

-    Anneciğim bu Cuma arkadaşımın doğum günüymüş. Beni de çağırdı gidebilir miyim?

-    Kim bu arkadaşın?

-    Aslı tiyatro klubünden bir arkadaşım, evi de okula çok yakın. Gidebilir miyim?

-    Arkadaşını tanımıyorum ve ailesini de hem o gün senin kursun yok mu? Ve biz doğum günü
kutlamıyoruz biliyorsun gitmemen daha doğru olmaz mı?

-    Evet. Tamam anneciğim haklısın.

***

-    Geçen gün bizim birader anlatıyordu. Bu pastaların içine Antep fıstığı diye bezelye öğütüp koyuyorlarmış…

-    Valla ha mı yaw

-    Ben de biraderin yalancısıyım valla ama bu devirde herkes kendisini düşünüyor. Milletin sağlığını düşünen yok

-    Haklısın valla be…

***

-    Duydun mu kız?

-    Neyi?!

-    Cevriye anlattıydı geçen. Okulda ailesinin az ilgilendiği, ya da çocuğuna güvenen çocukları tespit ediyorlarmış. Çocuklarına onlarla arkadaşlık yapmalarını söyleyip, evlerine davet ettiriyorlarmış.

-    Eee!

-    Sonrada evlerinde putların olduğu odalarda ağırlayıp, hrıstiyanlıktan bahsediyorlarmış.

-    Hadi canım. Yok daha neler…   – Kız yaparlar mı dersin.

-    Valla anacım bu devirde kimseye güven olmaz. Camdan baktırmayacaksın çocuğu camdan.

-    Haklısın kız (dehşete kapılmış bi şekilde)

-    Ah anacım ah eskiden biz sokaktan eve girmezdik, böylemiydi zaman.  Hiç kimseye güven olmuyor, arkadaşı diyorsun neler yapıyor. Görüyormusun.

-    …

***

(Okulda andımız öncesi müdür beyin konuşması…)

-    Sevgili öğrencilerimiz, sayın velilerimiz, okul içinde ve etrafında bilmediğimiz kişilerden yiyecek ve içecek mamuller almayınız. Size verilen ikramları kabul etmeyiniz. Okula geliş gidişlerde çocuklarınıza eşlik ediniz.

(Arka tarafta sırada ki çocuklar…)

-    Hacım be bundan sonra bana kraker felan verme bak ne diyo müdür bey.

-    He ha ho… he valla lan! Sende senden su istersem verme sakın.

-    Tamam lan.

-    Söyleyelim yarında annemiz elimizden tutup getirsin okula hacım.

-    Ha ha…

(Diğer bir grup…)

-    Yaa şu yaya geçitinde yaya ışıklarının görevini yapan polisler ne işe yapıyor

-    Nasıl yani?!

-    Madem böyle bir korkuları var önce bunun önlemini alsınlar bu ne kardeşim yaa!

-    Evet yaa nerden de geliyor aklına kızım böyle şeyler.

-    Sizin aklınıza nasıl gelmiyor bende buna şaşırıyorum.

-    Hönk …

(Bahçe dışında bekleşen tedirgin veli topluluğu…)

-    Evet  evet haklı müdür bey

-    Kesinlikle haklı!

-    Ya eve gitmeyip çocukları burada bekleyip göz kulak mı olsak. Benim kız bilmez öyle şeyler güvenir alır.

-    Aaa Nihan hanım sizde nasıl terbiye veriyorsunuz. Bu devirde ana babaya bile güven olmaz. Hiç kimseye güvenmeyeceksin hiç kimseye..

-    Hönk …

***

Güvenilir insan ol ama güvenme!
Herkes seni güvenilir bilsin, emin bilsin ama sen kimseye güvenme!
Bu çağda, bu zamanda kimseye güven olmuyor be kardeşim!
Güven duygusu aşılanmayan bir toplumdan güvenilir olunmak nasıl beklenir ki
Güvenmeyen güvenilirse olmaz. Güvenmiyorsa kendisine de güvenilmesini nasıl bekler ki…

Sonrada…

-    Nasılsa güvenmiyorlar kardeşim, neden güvenilir olmaya çalışayım ki. Battı balık yan gider.

-    Hem demiyorlar mı bu devir böyle diye. O halde çağa ayak uydurmak lazım. Sonra taş devrinden mi kaldın demesinler…

-    Haklısın hacım yaa..

-    Olum lan bu devirde hele hacı hocaya hiç güven olmaz. Hacıyım ayağına yatıp yemedikleri halt kalmıyor.

-    Haha! Valla lan bizde mi gitsek hacca

-    Nasıl yani olum

-    O zaman güvenilenler kategorisine girer saman altından su yürütürüz bizde. İş bitince çıksa da yüzümüz ortaya. Biz işimizi görmüş ortadan tüymüş oluruz çoktan.

-    Valla lan. Olum sende bu zeka olduktan sonra daha neler yaparız biz seninle

-    Hehe…

***
-    Kız Ayten bu gece için izin aldın dimi?

-    Tabi kızım ne sandın sen arkadaşını? Almaz mıyım! Bir hafta önceden düşündüm ne yalan söylesem de süphelenmesinler diye.

-    Hihi. Ne dedin kız. Yediler mi?

-    Yediler kızım. Bana güvenleri sonsuz ne dersem inanıyor bizimkiler. Bi bilseler onları işlettiğimi … …

-    Aman kız şeytan kulağına kurşun. Tahtaya vur tahtaya..

***

Biri güven mi demişti?
Güvenmek mi? güvenilir olmak mı?
İyi evlat yetiştirmek mi? güvenilen, sadık…

Her gün aynaya kaç kere bakıyorsunuz?
Bu sefer kendinize gerçekten bakın aynada.
Ama kaşınıza, gözünüze değil, kalbinize, gönlünüze..

Ne kadar güvenilirseniz o kadar güvenirsiniz
Ne kadar güvenirseniz o kadar güvenilirsiniz

Ahir zaman hastalıkları bir değil bin çeşit
Yaralar bir çeşit değil bin çeşit
Ve aslında hepsinin şifası, reçetesi bir
Kuran ve Sünnetullah…

 
10.11.09 / Zeynep…

Yorum Yap