Nisan 2009 Yazı Arşivi
Bir soluk olan hayatımı neden ölümsüzmüş gibi görüyor gözlerim…
Perdemi indi yoksa önüne yada savaşlarımda patlayan bombalar kulaklarımı sağır mı yaptı da uyaranları göremiyorum, duyamıyorum…
Uyaran mı yok duyamıyorum/göremiyorum!…
Yoksa benmiyim dibi görünmez bir kuyuya düşen, feryatlarımın duyulmadığı, uzatılan ipleri tutamadığım, yakılan ışıkları göremediğim…
Ama kuyuya düşen tek ben olsaydım… beni buraya kendileriyle birlikte sürükleyenler yanımda olmazlardı. Cazibesine aldandığım ışık onlarınmıydı yoksa(?) felaha ererim ümidiyle doğru yol sanarak takip ettiğim ışık şimdi beni nasıl, nerden kurtulacağımı bir kuyuya attı…
Gözlerimi öyle bir kamaştırmış olmalı ki görememişim diğerlerini, onu heycanlılığı, dış güzelliği, anlık heveslerine aldanmışım… Ama şimdi anlıyorum iş işten çoktan geçti diyeceksin belki ama sonunda hissettim…
Merhaba arkadaşlar. Şu an başında oturduğum bilgisayarımda arta kalan zamanlarda televizyonda bişeyler izlemeye çalışıyorum. İzlemeye çalışıyorum diyorum çünkü gerçekten izleyecek bişey bulmak oldukça zor, hatta bazı saatlerde imkansız. Tv izlerken şu meşhur “Akıllı İşaretler” her zaman komiğime gider, hatta bazen sinirlendirir beni. Ben onlara “Gereksiz İşaretler” demeyi daha uygun buluyorum. Bomboş ve dümdüz bir yola koyulan “50 km” hız tabelası bile bu işaretlerden daha fazla iş görür zannımca. Neden gereksiz diyorum, biraz bundan bahsedeyim.
Öncelikle işaretler programlara uygun olarak çıkmıyor çoğunda. “Diziler aleminde” öyle diziler var ki, çocukların fiziksel, ruhsal ve beyinsel gelişimlerini direk olarak olumsuz şekilde etkilemekte. Ancak bu dizilerden önce çıkan işaret “Genel İzleyici” işareti. Adam uçuyor kaçıyor, iyilikleri, kötülükleri yazan adamlar var, ceza ve ödülü veren bir adam var. Ee biz cezayı ve ödülü “O” verir diye biliyoruz. Hayırdır ?? Şimdi bu çocuğa nasıl anlatacaksın bunları, zor olacak..
Bunları yazarken utanmaktayım ancak yazmak durumundayım. Bunun yanı sıra eskiden bazı programlar geç saatte olurdu. Şimdi ise bizim “Akıllı İşaretler” herşeyi hallediyor. Her türlü şeyi içeren programın başına “+7, +13, +18″ işareti konulup tüm sıkıntılar gideriliyor. Bu sadece bir hayal, çocukların veya gençlerin izleyebileceği saatlerde konulan uygunsuz programın başına istersek “+90″ koy, ne işe yarar ?? Önemli olan sayının büyüklüğümü ? Devamını Oku »
Merhaba arkadaşlar. Şimdi sizinle kolay bir şekilde “Altın Efektli Yazı” nasıl yapılır bunu öğreneceğiz. Photoshopstar adlı siteden çat pat ingilizcemle çeviri yaparak size biraz kolaylık sağlamak istedim. Haydi başlayalım ![]()
1. Çalışma Alanımızı Oluşturalım
Ben 500 x 500 lük bir alan kullandım. Alanımızı açtıktan sonra içerisini dilediğinizi bir renkle veya gradientle doldurun. Bu arada ben radial gradient kullandım, renk kodları #393943 ve #100e19 olarak ayarladım.
Daha sonra çalışma alanımız için ben metal bir doku seçtim, ismide “Diamond Metal Plate”
Bu alanı Free Filter Forge Metal Plugin i kullanarak oluşturdum. Ayrıca bu siteden ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Hiç uğraşmak istemiyorsanız bu örneği direk Diamond Plate Metal Texture/Pattern burada bulabilirsiniz. Devamını Oku »
Çocuğum sana kaç kere diyeceğim pantolonunda ki yırtıklarla oynayıp daha da büyütme gel bana söyle dikelim diye…
Oyun oynarken sivri bir şeye takılmış pantolonu fark etmemiş bile ta ki eli o yırtığa denk gelene kadar. Bir bakmış ki bir yırtık, önce parmağıyla oynar orda olduğunu biliyor ya artık. ![]()
Sonra oda yetmez ikinci bir parmak derken bir bakmış ki bileği bile girer olmuş yırtığa artık başı alınamaz bir hal almış.. Orda dikilmesi gereken müdahale edilmesi gereken bir yırtık olduğunu bile bile onu kendi elleriyle büyütür de büyütür.. Sonra nasılsa büyüdü artık dikilse daha kötü olacak diye ya çöpe atar yada öyle giyer… Devamını Oku »
Tarih 26.02.2009… Saat 9 civarında okula gitmek için uyandım. Karnımda bir ağrı vardı ancak ben pek önemsemedim. Kahvaltı yapacaktım, uyku sersemliğiniz üzerimden atmaya kalmadan ağrının şiddeti artmaya başladı. Bildiğimiz ağrılardan değildi, ağrı sanki derinlerde bir yerlerdeydi. Bir süre kıvrandıktan sonra doktora gitmeye karar verdim. Dedim bir iğne yapar, böylece rahata kavuşurum. Acile vardık yarım saate kalmadan. Kan tahlili, çeşitli tetkikler, elle muayene derken serumu verip yatırdılar beni bir süre. Ardından çekilen ultrason sonucu net olarak belirlenmesede apandist şüphesiyle hastaneye yatırıldım. Tetkikler devam etti ve akşam 9 da ameliyat kararı çıktı. Şaşkındım, “nasıl birşey bu, daha dün maç yapmıştım ben ? Sağlamdım, olamaz ya, nasıl olur ya” derken ameliyat önlüğünü giydirdiler ve ameliyata girdim. Çok şükür başarılı bir ameliyatla şu anda tamamen iyileştim diyebilirim. Şimdi gelelim yazımın amacına, eve geldikten sonra bu hastalık nedir, neden olur falan diye araştırayım dedim. Araştırmalarım sonucunu buraya alıntılar şeklinde yazacağım. Böylece karnında ağrı olan önlem alır belki
1 – Apandist nedir ? Ne işe yarar ?
Yaygın bir hastalık olan “apandisit”, karnın alt kısmında bulunan ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır. Türkiye Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Hasan Taşçı ye Opr. Dr Cavit Hamzaoğlu, apandis ya da apendiks ile ilgili şu bilgileri veriyorlar. “Apendiks vermiformis uzun ince bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör bir barsaktır. iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda, yetişkinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir.” Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak tanımlanıyor.
Görüldüğü üzere işlevi bilinemiyor
Çok ilginç değil mi ? Bazı yerlerde okuduğum kadarıyla çocukluk ve gençlik yıllarında işlev görüyormuş, sonrasında ise nerdeyse işlevsiz duruyormuş. Dolayısıyla bu rahatsızlık çocukluk ve gençlik yıllarında daha sık görülürmüş. Devamını Oku »
Merhaba arkadaşlar. Sitemizin yeni açılmasıyla birlikte yaşadığımız en büyük sıkıntı bir tema bulmak oldu elbette, hala da tam olarak karar veremedik arkadaşlarımla birlikte. Onlarca sayfa ve site taradık, şöyle “Heh bu süper oldu” diyebildiğimiz bir WordPress tema bulamadık. Ancak farkında olmadan gezdiğim sitelerden bir arşiv oldu sanırım. Bende gezdiğim sitelerden en güzel 10 tanesini bir arada sizinle paylaşmak istedim. Tümü ingilizce olarak paylaşılmış ancak artık temaları türkçeleştirmek o kadarda zor değil
Umarım bu siteler işinize yarar. En yakın zamanda Türkçeleştirilmiş temalar barındıran favori 10 siteyide yayınlayacağım. İşte en beğendiğim 10 WordPress tema arşiv sitesi: (Tüm siteler konunun devamında)
1- WordPress.org (Resmi Site – İngilizce)
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiziniz mübarek kutlu doğumlarını kutluyoruz. Hicri 12 Rebiulevvet Miladi 20 Nisan 571 yılına tekabul etmektedir. O alemlere Rahmet, Muhabbeti ile alemlerin oluşmasına vesile ahseni takvimdir.
Peki bizler, yaratılışımıza vesile olan efendimize sevgimizin derecesi ne kadar kalben mi yoksa boğazımıdan aşağı bile inemiyormu(Allah muhafaza etsin)
Ümmeti ümmeti diyerek gecelerce sabahlayan peygamberimize ümmetilik görevini ne kadar yerine getirebiliyoruz. Bilhassa bu özel günlede kendimizi bir kez daha mütalaya çekip, bir çeki düzen vermeliyiz diye düşünüyorum.
***
O’nun bindiği binek hızlandı,
O’nun girdiği eve bereket yağdı,
O’nun vaaz için bindiği kütük hasretinden inledi
O’nu gölgelendiren bir bulut olamadık
ama O’na ve O’nun değer verdiklerine değer vererek sevgimizi ve görevimizi yerine getirebiliriz.
Sadece kutlu doğumlar da, kandillerde mi onu anacağız? Elbette ki hayır ama O’nun dünyaya teşrif ettiği bu mübarek günlerin bereket ve rahmet yağmurlarından faydalanmak, bu günlerde sevgimizi ve muhabbetimizi ona ne kadar sadık bir ümmet olduğumuzu hatırlayıp ruhumuzda bahar temizliği yapmalıyız diye düşünüyorum.
Dilde değil sana olan sevgimiz Ya Rasulallah
Muhammed dedimi diller, yüreğimiz titrer
Ah der inler yürekler o kütük ben olsaydım diye
Bilal gibi adının anıldığında beyaza dönmesede rengimiz
Adını anan diller, adınını andıran yürekler olmaya çalışıyoruz
Ümmetliğe kabul eyle bizleri
Ya Muhammed Mustafa Devamını Oku »
Kişisel gelişim kitaplarından pek haz almam ama bir ağabeyimin bana hediye ettiği kitabı ondan gelen bir hediye olduğu için okumaya başladım. En son Erdal Demirkıran’ın “Aptallar Sekiz Saat” uyur kitabına göz atmıştım tamamen okuduğumu söyleyemem sıkıldığım yerleri atlayarak okudum genelini.
Çünkü kişisel gelişim, evrensel kurallar, insanın beden ve ruh sağlığı gibi araştırma konularının elinden sonunda dayandığı tek yer sünnet-i seniyyeler. Tasavvuf varken, sünnetler, hadisler varken adlarını değiştirip daha basite indirgeyip benimsemek neden?
Hediyem olan Mümin Sekman’ın “Her şey seninle başlar” isimli kitabı. Örnekleri hoş ve güzel insanları düşünmeye sevk ediyor. Ben okuduğum veya baktığım şeyleri kendime yorumlarım huy mu dersiniz, fıtrat mı orası size kalmış. Bu kitabı okumaya başladığımda da olayları kendi yaşantım düzleminde canlandırdım. O bana her ne kadar iş hayatım ve iş hayatımda ki zorluklar yenmemden insanlara olan davranışlarımın tavırlarımın ve bana karşı alınan tavır ve davranışlardan bahsedip bilimsel örnekler verse de ben o iş ve dünyalık meşgale kısımlarında ki başarıyı aramadığım için kendi iç alemime, yaşantıma akıldığım noktalara göre uyarlamaya çalıştım. Kitabı anlatırken de bu yönde yorumlarımı katarak anlatmaya çalışacağım inşallah…
Kitabı özet mahiyetinde değil içinde hoşuma giden altını çizdiğim yerlerinden alıntılar yaparak okurken sıkıntı vermemesi için ana başlıklar altında yorumlamaya çalışacağım… Devamını Oku »
Merhaba arkadaşlar. Bundan birkaç sene önce daha boşken, çeşitli hat çalışmalarına bakarak yaptığım birkaç örneği sizlerle paylaşmak istedim. Sadece keçeli ve parlak bir çeşit kalem kullandığım çalışmalarımı özenle saklamaktayım
İnşallah daha fazla ve daha kaliteli çalışmalarda yapmak istiyorum. Belkide profesyonel destek alırım, belli mi olur
Buyrun…

Sabır!
Bir kaç gün önce kursa geç kalmamak için hızlı adımlarla ilerliyor bir yandan da aklımda yapacaklarımı, plan ve programlarımı geçiriyordum..
Ta ki o kaldırımla apartman arasından filiz verip çıkan sarı çiçeği görene kadar..
Bana bakıp sabır diyordu sanki..
Tüm dünya ya..
Ümmeti Muhammed’e..
Sabır, teslimiyet ve tevekül diye haykırıyordu..
Bakın sabrettim ve taştan bittim, sabrettim teslim oldum Rabbime ve sonunda gün yüzüne çıktım. tertemiz, masum tevekkülünüze vesile olmak için Rabbinizi hatırlatmak için…
Durdum bir müddet baktım o sarı çiçeğe..
Şükrettim Rabbime..






